LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 14622 Mart 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

MİLLET OLARAK EN SEVDİĞİMİZ ŞEY, YEMEK
Acıkırız sofradakileri YERİZ, üzülürüz kendimizi YERİZ, sinirleniriz birbirimizi YERİZ... Garip bir memleket burası. Takımsever, misafirperver, parasever, namı sever ve en önemlisi kendini sever bir milletiz biz. Ne mutlu bizlere ki herşeyi sevebiliyor ve sevgiye doyamıyoruz. Yeterki herşey bizim için olsun, herşey bizim etrafımızda dönsün dursun. Hatta dünya bile. Yandaş severlik bize mahsus değil kusurumuza bakmayın, o yok bizim kitabımızda. Ben olmazsam kimse olamaz mantığı sokulmuş bir defa kafamıza, biz ne yapalım? Bizi böyle büyütmüşler, biz bundan sonraki nesle elimizden geldiği kadar yardımcı olmak zorundayız. Sadece eğitimle değil, doğru eğitimle. Herhangi biriyle değil, iletişimi kurabilen, halkı için düşünebilen, hayatında bir hedefi olan biriyle. Takımlar insanları ikiye, beşe, dokuza bölebilir, ama bir saygı çerçevesinde, önyargısız ve demokratik bir şekilde. Partiler de ayırabilir eyvallah, ama aynı hedef doğrultusunda, sıralamayı bizim lehimize yapmak suretiyle. Toplanabilmek ve bir karar verebilmek için Cuma namazlarını veya mevlidleri beklememize gerek yok, oraya karar vermeye ve hedef belirlemeye değil, sevap edinmeye gitmek daha mantıklı. Amaç gerektiği yerde gerektiği gibi toplanabilmek ve lehimize kararlar alabilmek. Nerede çok olarak toplandıysak bir karara varamadık diyenler haklısınız. Onun için de zaten sadece bir eğitimden değil, doğru bir eğitimden bahsediyoruz. Hedefi kardeşlerine, soydaşlarına zarar vermekse, o halkın % 90’ı okumuş olsa ne yazar? Bu halk artık birilerine güvenebilmeyi, birilerinin peşinden zoraki değil de kendi arzusu ile gidebilmeyi galiba  bayağı bir özlemeye başladı. Hadi o zaman çıkın ortaya da bu özlem bitsin...

SIKI DURUN HALK KAHRAMANLARI YAVAŞ YAVAŞ ORTAYA ÇIKIYOR
Efelerin efesi diye bir şarkı vardır bilirmisiniz bilmem, işte her seçim öncesinde benim hep o şarkı aklıma gelir. Yıllardır herhangi bir toplantıda rastlamadğımız göremediğimiz kişiler bir bakmışsınız her şeyi biliyor, her konudan haberdar, törenlerde toplantılarda en ön sıralarda. Vay be, bu aznlığı bu kadar düşünen bir sürü insan varmş aslında da bizim haberimiz yokmuş. Biz boşu boşuna kendimizi yıllardır yalnız hissediyormuşuz. Bakın aniden seçim öncesinde sizi, bizi düşünen ne kadar çok isanımız varmış, biz boşu boşuna bu kadar üzülyormuşuz meğer. İşte bu yüzden dolayı Ahmet Hacıosman eğer seçimler olursa diğerlerine nazaran daha şanslı. İşte bu sebepten dolayı köylerde en azından devamlı gördükleri onları temsil eden bir şahıs var. İşte bu yüzden dolayı Ahmet Hacıosman çok yerde sevilmese bile seçimlere 500-1000 oy ile değil, 7000 veya 10000 oy ile başlıyor. Niye, çünkü illede oy kullanması gerektiğini düşünenlerin % 60’ı onu destekliyor. Niye, çünkü adam sadece düğün ve mevlidlere değil, sünnetlere bile iştirak ediyor, hem de sadece Rodop bölgesinde olmasına bile gerek yok, isterse İstanbul’da olsun. Peki halk bu kadarı ile kanıyor mu, ya hakları ne olacak? Orasını Atina biliyor, sen sadece istemesini bileceksin. İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü derler ya hani, sayın milletvekili de şu an sadece istiyor. Önemli olan çok isteyip azını kopartabilmek. Burda adamın kendi tarlası, gidip tütüne alternatif ürünleri anlatıyorsun yine size güvenmiyor, yabancı ürün istemem diyor. İş milletvekilliğine geldiğinde alternatif kişileri sormayacak mı? Tabii ki soracak, tabii ki siz yıllardır neredeydiniz diyecek ve bakacak görecek ki alternatif olarak kendisine sunulanlar öncekinden daha berbat. Denemeden anlaşılır mı diyeceksiniz haklısınız da, ama adam burada kesin olarak tütünden daha fazla kazanabilecek ürünleri denemekten korkuyor, meclise hiç milltvekili gönderememekten nasıl korkmasın? Diyeceğimiz o ki, bu kadar çok partinin içinde ve bu kadar çok milletvekili adayının içinde karar vermek de çok daha zor, hem sonra bir düşünün Pasok partisi Rodop bölgesinde tek milletvekili çıkaracak olursa bu ya Hacıosman ya da Petalotis olacak. Orada da her iki taraftan milli duygular ön plana çıkmayacak mı? Ya benimki ya seninki mantığı ile ilerlendiğinde yine benim düşündüğüm sonuca varılmıyor mu? Her ne kadar seçimlerin 2013 yılında olacağını düşünenlerden olsam da, bir genel seçim ihtimalinde tüm adaylara başarılar dilerim...
BEKLENİLDİĞİ GİBİ ERKEN SEÇİME GİDİLİRSE SAYIN BAŞKNSOLOSUMUZ DA TARİHE GEÇECEK
Düşünsenize 3 ayrı genel seçim, ve Kallikratis’i de beraberinde getiren bir belediye ve eyalet seçimleri. Belki de Lozan’dan bu yana bu kadar az sürede, bu kadar çok seçim heyecanı yaşayan tek Başkonsolos sıfatıyla buradan ayrılır. Zaten kendisinin başka bir sıfatının da Hızır olması gerekir ki, bu kadar çok yeri bu kadar az zamanda defalarca ziyaret eden tek Konsolosdur. Bununla da kalmayıp, bu topluma ne kadar değer verdiğini alçak gönüllülükle ispat etmiş ve 85 yıldan beri ziyaret edilmeyen bu toplumun çocuklarının öğrenim gördüğü, ecdadımızdan bizlere miras bırakılan Medrese-i Hayriye’yi  ziyaret eden tek Başkonsolos ünvanını almış, böylelikle sadece siyasete değil eğitime de ne kadar önem verdiğini gözler önüne sermiş. Sabah namazlarına iştiraki ile ise birlik beraberliğin ne kadar önemli oduğunu ispat etmiş, Yunan iş adamları ile olan ilgisi ve onların ticari hayatlarında Türkiye ile olan bağlarının perçinlenmesini, onlarla birlikte Çorlu serbest ticari bölgesini ziyaret ederek kanıtlamıştır. Hakkında Yunan basınının ilk günden beri yazdığı ivmeli sözlere cevap vermemekle ne kadar büyük bir sabıra sahip olduğunu göstermiş olup bu Azınlığa örnek olabilecek kişiliklerden biri haline gelmiştir. Nitekim 4 yıl sonunda umut ediyoruz ki bu toplumun fertlerini en iyi öğrenenlerden olma şansını da yakalamıştır. Kimbilir, günün birinde Balkanlara olan aşkı sebebiyle yine ülkemize de bir büyükelçi olarak geri döner. Yolu açık olsun... 

İskeçe Xanthi Press’ten yapılan bir açıklamaya göre Kuvelis’in partisi olan DİMAR’a, Çetin Mandacı değil Sami Karabıyıklı alınacakmış. Heryerde adaylarımız çoğunlukta olacak ve öyle gibimize geliyor ki, eyalet seçimlerinde az adayımız olsun diye verdiğimiz savaşı bu genel seçimlerde pek veremeyeceğiz. Bu da tabii ki oylarımızın bölünmesine sebep olacak. Allah yardımcımız olsun. Her ihtimale karşı biz yine de torbayı küçük alalım. Çünkü teoride her defasıda olduğu gibi bu defa da çok alıp tutacağız, ta ki seçim sonuçları açıklanıncaya kadar...

Evini farelerin bastığı bir adam hocaya gidip farelerden kurtulmak için kendisinden bir muska yazmasını istemiş, hoca da “ben muskayı yazmak için yazarım ama sen her ihtimale karşı eve bir de kedi alıver” demiş. Böyle işte, fareler giderse muskadan, fareler kalırsa kedinin korkaklığından. Beklenilen oyu toplarsak başarı, toplayamazsak bu halk hala aynı yerinde saymaya devam ediyor deyip, bir sonraki seçimlere kadar ortadan kaybolan şahıslara armağan olunur...

Bu haftalık da bu kadar, haftaya görüşünceye dek Hoşça kalın Dostça kalın...

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerMedrese-i Hayriye Okulu’nda da vaka tespit edildiDünden beri tespit edilen yeni vakalar açıklandıŞampiyonlar Ligi'nde ikinci hafta heyecanı başlıyorİslam dünyası, Hazreti Muhammed'e hakareti destekleyen Fransa'ya karşı tek ses olduGümülcine Meslek Yüksekokulu’nda 3 vaka tespit edildi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech