LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Ben Bir Fark Göremiyorum Ya Sen?28 Şubat 2016Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

DÜTTÜRÜ DÜNYA...

Bu hafta Azınlık adına yazılan, insanlık ve birlik beraberlik adına yazılan yazılarımdan bir demet sunmak istiyorum sizlere. Farklı tarihler ve gazetelerde yer almış köşe yazılarım. Ara sıra arşivimdeki yazıları okurken nelerin değiştiğini anlayabilmek için gerilere dönmek iyi oluyor da, bir arpa boyu yol alamamanın üzüntüsü de insanı mahvediyor.

İşte ben bir fark göremiyorum adlı köşe yazımda bu hafta eskilere bir göz gezdirelim dedik. Afiyet bal şeker olsun...

Tarih 10-05-2010 kaynam karının köşesinden bir bölüm:

İşimiz piyangoya kaldı: Garip şu millet ya. Parası olan da olmayan da, nedense hep şansını denemek zorunda hissediyor kendini. Her defasında sanki daha kısmetliymiş havalarına bürünüp kandırıyor kendini. Halbuki kendine bir güvense, ah bir güvense, hayatına hedef koyabilse, komşusuyla ve kendi insanıyla birlik içinde yaşamayı ve dayanışmayı bir öğrenebilse, kim tutar bizi. Avrupa birliği battı batacak, bizim yaptığımız ise zengini daha zengin etmek. Zamanımızın çoğunu maçlarla ve iddia oyunlarıyla geçirmek. Yaş geçtikçe zaman azaldığında ve geriye dönüp baktığımızda pişman olmak. Tuttuğunu koparacak güce sahip yaşlarda ise, boşa yaşamak. Hey gençlik açın artık gözünüzü, bu memleketi idare etme sırası artık sizde, uyanın, kış uykusu sona erdi…

Tarih 06-06-2010 Tencere dibi kara köşe yazımdan bir bölüm:

TENCERE DİBİ KARA, AÇTI GÖNLÜMDE YARA…

Yıllardır Trakya’mızda yaşadığımız bir sorun, iletişim bozukluğu. Kısaca birbirimizi anlayamamak. Kendimizi anlamaya çalışmaktansa, başkalarıyla uğraşmak.Adam olmaktansa, adam olacakların ve olanların arkasından koşmak.Boğuşmak, birbirimizden uzaklaşmak. Durum böyle iken, tabiî ki birlik bozulacak, tabii ki dertler çoğalacak.

Belki günün birinde, kim bilir belki de kıyametten önce, gerçek demokrasi ve gerçek azınlık hakları doğrultusundaki kavramımız değişir de, azınlık olarak birbirimize daha fazla güvenmeye, daha fazla destek vermeye başlarız. Hakeden gerektiği yerde, hak etmeyen gönderildiği yerde olur. Bu yazı da, herkesin paylaşması ve uygulaması gerekenlerle son bulur. Okuyun, bir daha okuyun, hakkın yolu bir olduğuna bir kez daha şahit olun.

1. Düşünmeye vakit ayır; Düşünce güç için kaynaktır.

2. Eğlenceye vakit ayır; Eğlence gençliğin sırrıdır.

3. Okumaya vakit ayır; Okuma bilginin pınarıdır.

4. Duaya vakit ayır; Dua, güç anlarda direnmenin desteğidir.

5. Sevmeye vakit ayır; Sevme yasamı tatlı kılan şeydir.

6. Anlaşmaya vakit ayır.

7. Gülmeye vakit ayır; Gülme ruhun müziğidir.

8. Vermeye vakit ayır; Verme günün aydınlığıdır.

9. işini yapmaya vakit ayır.

10. Teşekküre vakit ayır; Teşekkür, yasam pastasının kremasıdır.

Tarih 15-01-1-2010 Kalemşörler adlı köşe yazımdan bir bölüm:

Belki eski yıllarda baba ve dedelerimiz, daha korkak daha cahil yetişmiş olabilirler, belki, çok daha kolay  oyuna gelip kandırılmış olabilirler ama, şimdiki nesil ve onların ardından gelenler, artık herşeyin farkında... Artık bazı çok bilmişlerin ve kendini bir b.. sananların modası da geçmeye başladı. Bu da tabiiki, yine sizlerin sayesinde. Doğru ve yanlışı hissetmekle kalmayıp tartışabilen, gerektiğinde korkusuzca konuşabilen ve gerekli merceklerden yardım istemesini bilen sizlerin sayesinde. Kimbilir, belki gün gelir güç sizin elinize geçer, önemli olan bu gücü, halkınızın yararına göre kullanabilmek halkınızın çıkarlarını gözönünde bulundurarak hareket edebilmek. Gerçek kimliğiniz, örf ve adetleriniz, ana diliniz var oldukça, sizi yolunuzdan kimse çeviremez. Yeterki azimli ve gerçekçi olun. Doğruları söylemekten kaçınmayın. Unutmayın ki bu azınlık nasıl şimdi bizim, sizin elinizdeyse, yarın çocuklarımızın, çocuklarınızın elinde olacak.Bırakabildiğimiz en güzel mirası bırakmak bizim elimizde...Mantıkla çalışmak ve mantıklı hareket etmek, bunları bizlere muhakkak kazandıracaktır. Haydi hepimize kolay gelsin...

Tarih 12-04-2009 kaynam karının köşesi isimli yazımdan bir bölüm:

Şu anda problem aslında apaçık ortada. Birileri azınlık insanlarını destek vermediği veya ilgilenmediği için yadırgıyor, azınlık insanı da o yadırgayan kişileri onları anlamadığı için yadırgıyor. Bunlardan istifade eden Yunan hükümeti de istediklerini daha rahat bir şekilde uygulamaya koyuyor. Kardeşim insan oturup bir düşünür, bizi acaba bölmeye mi çalışıyorlar, bölme politikasına ayaklık eden bizim içimizden insanlar da kullanılıyor mu diye. Çünkü  yalan bir tarafa, içimizden insanlar kullanılmadığı sürece bizim bölünmemiz zor. Ama bakıyor bir azınlık insanımız. Yeni projeler üreten hep önde gelen isimler, Avrupa birliği fonlarından yararlananlar yine önde gelen isimler. Elektrik üretme tesisleri ya belediye başkanlarına ait, yada yine siyasetin içinden gelenlere. Avrupa yardım fonlarından yararlananlar desen yine aynı. Rabbena ver bana misali yani. E bu m u birlik beraberlik? İnsanın yüzünde gözü var. İnanır mı sonra yağlı ballı sözlere? Her ne kadar doğruları yanlışları çoğumuz bilsek bile, hareket etmiyoruz, yerimizden kımıldamıyoruz. Çünkü bizim de kendimize göre problemlerimiz var ve bu problemlerin büyüklerimiz tarafından göz ardı edilmesi bizleri üzüyor. Sonuç: Birbirini anlamayan insanlar. Aynı çatı altında yaşasalar bile birbirinden uzak insanlar. Sanki iki ayrı bir toplum gibi.

Heyyy, uyanma zamanı geldi de geçiyor bile. Yunanistan, azınlığı üçe bölmeye çalışıyor, paramparça yapmaya  çaılışıyor. Biz ne yapıyoruz. Hala birbirimizi etiketlendirmekten vazgeçemedik mi? Birimizin problemi ne zaman hepimizin problemi olacak? Ne zaman birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için sloganını kullanmaya başlayacağız?Her geçen günün aleyhimize çalışmasına, ne zamana kadar izin vereceğiz. Kendi içimizde isyan etme olayını ne zaman başkalarına karşı kullanabileceğiz? Haydi millet, uyanma zamanı geldi, horozlar çoktan öttü, Ağustos böcekleri ötmeye başlamadan önlemimizi alalım, yoksa kargalar peşimizde, bizleri takip ediyor…

Tarih 26-04-2008 Çaşdaş olmak veya olamamak adlı yazımdan bir bölüm:

ÇAĞDAŞ OLMAK VEYA OLAMAMAK:

Nedir sizce çağdaş olabilmek. Çağdaş, modern ve  demokratik bir politika yürütmek isteyenler ne demek istiyor? Nedir bu çağdaş kelimesinin anlamı? Çağdaş olmak ve toplumu üst düzeylere taşımak elbette ki çok güzel.

Ama çağdaş olmak nasıl bir şey?

Kültürlü olmak mıdır?

Medeni olmak mı?

Tahsilli olmak mı?

Çevresine, ailesine, komşularına, ülkesine yararlı olmak mı?

Herkesin özgürlüğüne saygılı olmak mı?

Özgürlüklerin bir sınırı var mı?

Bu sınır nereye kadar olmalı?

Yoksa belirli bir yere gelince biter mi bunların hepsi?. Ne bileyim ben, hani iki dönem milletvekili seçildikten sonra durulmak rahatlamak gibi bir şey mi, yada bir koltuk sahibi olduktan sonra, hizmetleri yavaşlatmak gibi bir şey mi?. Nedense belirli bir yerden sonra koşanlar ve  koşuştaranlar hep bu yerlere sahip olmayanlar. Bu azınlığın problemini yakından takip edip bilenler yine onlar. Halkın içinde olanlar, yine onlar. Şimdi bunların hangisi çağdaş? Koşanlar mı onları koştururken hiçbir şeyden haberi olmayanlar mı? Çağdaş bir yaşam, çağ dışı bir yaşama dönüştürülüyorsa, çağdaş bir toplum, çığırından çıkartılabiliyorsa, çağdaş insanlar özgür olamıyorsa, o zaman bu çağdaşçılık politikalarını bırakalım arkadaşlar. Her güzel şey bir gün bitecek,önemli olan o  güzelliklerin tarih boyu anılması ve  unutulmaması.

İnsanlar arasında iyilikten başka hiçbir üstünlük kabul etmem.Karakterin olmadığı yerde, ne büyük sanatçı, ne de büyük mücadele adamı vardır.Orada var olan, zamanın yok ettiği, içleri boş yaratıklardır.Bütün mesele, büyük görünmek değil, gerçekten büyük olmaktır. Ludwig van Beethoven.

Büyük olabilmek, yapılan hizmetlere bağlıdır. Hizmet verebilmek ise, sağlam ciğer gerektirir. İnsanda sağlam ciğer yoksa o ciğeri kediler de kapar. Bu defalık ta bu kadar yeter derken, en güzel günlerin sizinle olmasını temenni ederim. Hoşça kalın, Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerŞampiyonlar Ligi'nde ikinci hafta heyecanı başlıyorİslam dünyası, Hazreti Muhammed'e hakareti destekleyen Fransa'ya karşı tek ses olduGümülcine Meslek Yüksekokulu’nda 3 vaka tespit edildi'Arap ülkelerindeki boykot çağrıları Fransız şirketler için kötü haber'Pakistanlı siyasetçiler ve ilim insanları Fransız mallarına boykot çağrısı yaptı
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech