LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Taklitlerinden sakının...13 Mayıs 2016Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Bazen görsel olarak tek bir madde, bir foto, bir insan seni geçmişe götürür, eskileri hatırlatır, yaşadıkların yeniden gözünün önünden geçip gidiverir. Nitekim,  yaşadığın toplumdan ne kadar etkilendiğin ve ne hatıralara sahip olduğun da, o anda düşündüklerini  o kadar etkiler.

Türklük naraları atanların yeteri kadar Türk olmadığı, bulunduğu mevkileri  bazılarının yeteri kadar hak etmediği, söylediği şeyleri aslında çok kişinin önemsemediği  ve nitekim kendi çıkarı için kendi toplumunu yıllarca kullanabilecek insanların bulunduğu bir memlekette yaşıyoruz.

Gündüz külahlı,  gece silahlı deyiminden yola çıkarsak tam da üstüne bastın yana kay deyiverirler insana. Evet biraz içki ve gececilik var ama, domuz eti yemiyorum cümlesiyle başlarsak, konuyu istediğimiz yere kadar götürebileceğimizi herkes çok iyi biliyor.

Evet biraz dedikoduculuğum var ama, domuz eti hayatımda yemedim;

Evet ya, kıskançlığımdan çok insanı kırdığım oldu belki de bilmeyerek, veya istemeyerek zarar verdiklerim de olmuştur ama, hayatımda domuz etini ağzıma bile koymadım.

Evet yerimi koruyabilmek adına bazı kişileri belki kırmışımdır ama, domuz eti asla.

Evet biraz kumarım var ama, diğer haramlarla uzaktan yakından işim olmaz. Mesela yurtdışına gittiğimde bile hep tavuk eti yerim.

Görüyorsunuz değil mi? Böyle bir toplum, böyle bir anlayış tarzı başka yerde yoktur sanırım. Kulluk hakkının bile hiçe sayıldığı bir yerde, domuz eti yememek büyük bir iyimserlik ve dinine düşkünlük olarak nitelendirilebiliyor ve bu şekilde lanse edilebiliyorsa, o zaman diyecek bir şey bulmak zaten imkansız. Taklitlerinden sakınmaya gerek bile kalmıyor, çünkü zaten taklit edilmesi çok zor bir azınlığız.

Her konuda bilir kişi rollerinden vazgeçmediğimiz sürece, her konuda ılımlı politikacı olmaktan bıkmadığımız sürece, altta kalanın canının çıkması kaçınılmazdır.

Nitekim gidişat da zaten bunu gösteriyor. Zararın neresinden dönülürse o kadar kazançlı oluruz düşüncesini, artık ekmek ve su gibi başımızın tacı etmek zorundayız. Aksi takdirde, ‘’benim babam herşeyi yapardı ama Cuma günü öldü imam efendi, Cennete gider değilmi’’ inançları ile kendimizi avutmaya devam ederiz.

Hadi bakalım, bu haftalık az zaman, az yazı diyelim, ama belki de az şeyle çok şey anlatılabilir örneğini de böylelikle yansıtmış olalım. Hoşça kalın, Dostça kalın...

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech