LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Beyin Hasta Olunca...18 Ağustos 2016Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Başım ağrıyor ama akşama da maç var, al hapını bak maçına diyor doktor  ve ne kadar güzel, o günlük geçiyor baş ağrısı.

Problemin köküne inmek bile gerekmiyor. Nasıl olsa günlük yaşamayı öğrettiler bize.

Bunun gibi daha bir çok ağrı ve sızıya ne  günlük çözümler var hayatımızda, öyle alıştırıldık çünkü.

Zorluklarla savaşmak yerine, zorluklara boyun eğmeyi, kötülere karşı çıkmak yerine güçlülerin yanında olmayı, haklıların değil, çok sesi çıkanların arkasında durmayı öğretti sistem bizlere.

Sonunda beynimizi bile hasta ettiler. Hastalık hastası olduk yani.

Beyin kendi gücünü  kaybedince, başkalarını taklit etmeye başladı, cemaat ve tarikatlara özendi, çünkü orada düşünmeye bile gerek yoktu, senin için başkaları düşünüyordu.

Kısa ve kolay yolu seçmek en iyisiydi belki ama, gelecek için robotlar yetiştiriyordu bazıları, başkalarının komutlarını sorgulamadan yerine getirecek beyinler  yetiştiriliyordu tabiri caizse.

Bu beyinler ileride kullanılmak için kurulmuş, ne zaman çalışmaya başlayacağı belli olmayan ama, onları kuran kişilere karşı vefa borcunu çok iyi bilen beyinlerdi. Tüm okul hayatları kolay bir şekilde geçmiş, diğer akranlarından daha üstün bir zekaya sahip oldukları ve geleceğin liderleri  olacakları fikirleri kafalarına işlenmişti.

Nitekim eğitim yıllarının sonunda kimileri önemli yerlere, kimileri de kendi çapında yaşadıkları mekanlara ayak uydurma moduyla ticari işlerle meşgul olmuş, mütevazilikleri ve etrafındaki insanlara  saygınlıkları ile anılır duruma gelmişlerdi. Zaten hasta beyinler her zaman sakin, her zaman mütevazi idi. Güven sağlayabilmek için en iyi silahları da zaten buydu. Sonuna kadar da kullandılar.

Öyle ya,  15 Temmuz gecesinden sonra nedense bu hasta beyinlerin çoğu kışla değiştirme taktiği ile bulundukları mekanlara ayak uydurma çabasına girseler de, artık herkes birbirinden şüphelendiğinden dolayı güvenmemeye, hatta bulundukları her mekanda bildikleri isimlerin dedikodusunu yapmaya başlamıştı.

Tarafını daha önceden belli etmemiş olanlar bile anavatanı sever olmuş, cemaatinin imkanları dahilinde kolay para sahibi olanlar ise, Fetö’ye söver hale gelmişti.

Dedik ya, hasta beynin içinden neler çıkar, korku insana neler yaptırır onu zaten zaman gösterecek göstermesine de, bundan böyle Azınlığın ne yapması gerektiğini artık anlaması, bilmediği tanımadığı insanlara güvenmemesi gerektiğini ve onların arkasından koyunlar gibi gitmemesi gerektiğini de artık öğrenmesi  lazım.

Çünkü bu adamların kaç yüzü olduğu hala belli değil. Müslümanı ezer ama sorarsan yardımsever , ibadeti sever ama camiden uzak durur, Kur’anı sever ama onun işine gelenleri anlatırken. Yani her şey bir tarafa para bir tarafa. Huzur parada misali yaşar hayatını, parayı bulamayan da huzuru İslamda aramaya başlar. Kısacası dışarıya gösterilmeye çalışılan başka, gerçekler bambaşkadır. Çoğu da ortaya çıkmıştır zaten.

Darbeden önce Tayyip Erdoğan’ın başka ülkelerden sığınma talep ettiği haberini  yapanlar, daha sonra darbe girişimini ilk kınayanlar oldu.

Tarafını gece boyunca belli edemeyen kişiler, sabahleyin en koyu AK Partili oldu.

Kurban keserek darbeyi kutlamayı bekleyenler, sonrasında şehitler için mevlit okutmayı düşünerek olayı manipüle etmeye çalıştılar.

Ne manidardır ki, darbe olacak diye memleketlerini terk edenler, işyerlerini kapatıp paralarını bankamatiklerden çekmeye çalışanlar, daha sonra bu girişimin bir tiyatro gösterisi olduğunu savundular.

Ve yine ne manidardır ki, Yunanistan’a kaçan darbecilerin 8 kişi olduklarına herkes şüpheyle bakarken, Yunanistan’ın hala bu hainleri koruması ve can güvenliklerinin sağlanabilmesi için Atina’ya götürülmeleri düşündürücüdür.

Mahkemeye çıkarılmadan önce, savcının 141.ci maddeden yargılanmayacaklar demesi ne kadar düşündürücü ise, devlet tarafından kendileri için atanan avukatın 2012 yılında Anel partisinden Evros Milletvekili adayı olması ve diğer ceza avukatlarının bu davayı gönüllü olarak üstlenmeleri de bir o kadar düşündürücüdür.

Diğer düşündürücü konuları da şimdilik yastık altına koyuyoruz ki günü geldiğinde gün yüzüne çıkartabilelim.

Şimdilik bu karışmalık bizim insanımıza yeter de artar bile. Ağzı olan konuşmaya devam edecek tabii ki de, en azından bir yerlere dayandırarak konuşmaları kendi aralarındaki ilişkilerin de bozulmamasına kefil olabilir. O yüzden hepimizin bu konuda daha titiz olması da Azınlığın bekası açısından daha iyi olur düşüncesindeyim. Arkasından konuşup yanında yalakalık yapacaksak bu işe baştan girişmemek, ispatımız olmadığı sürece de suçsuz kişileri bu işlere bulaştırmamak, önceliğimiz olmak zorundadır.

Başka türlü Batı Trakya’nın işi bizim fıkradaki karışıklığa dönüşür ve herkesin kafası karışır kalır.

Sarhoşun biri belediye otobüsüne biner ve bağırmaya başlar.

- Heyyyyt var mı ulan bana yan bakan. Siz öndekiler hepiniz boynuzlu, ortadakiler ibne, arkadakiler de topunuz satılıksınız der.

Otobüs şöförü kızar ve aniden bir fren yapar ki bizim sarhoş otobüsün ön camına yapışır.

Şöför:

- Bir daha söyle bakayım şimdi, kim boynuzlu kim ibne kim satılık?

Sarhoş şaşkın ve biraz da korkulu cevap verir.

- Yahu abi, öyle ani bir fren yaptı ki hepsi birbirine karıştı şimdi ben nerden bileyim kimin ne olduğunu.

Fıkra kısaca bölgemizde ne olduğunu anlatıyor sanırım. Yine de siz siz olun, ya belediye otobüslerine binmekten vazgeçin ya da oturacağınız yeri bilin. Yani en azından tarafınız belli olsun canım...

Haftaya görüşünceye dek Allah'a emanet olun. Hoşça kalın, Dostça kalın
Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech