LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Eskiden hepimiz okulluyduk...22 Eylül 2016Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Ne diyordu şarkı: "Daha dün annemizin kollarında yaşarken, çiçekli bahçemizin yollarında koşarken, şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk, sevinçliyiz hepimiz, yaşasın okulumuz..."

Annelerin kollarında yaşamaya devam, çiçekli bahçelerden biraz uzaklaşsak da yollarında koşmaya devam, sevinçli olmaya da devam, ama sınıfları doldurmak nerede kaldı?

Arkadaşlar, kardeşler, sevgili veliler biz hala özeleştiri işini öğrenemedik. Herkesi sorgulamadan eleştirmeye devam eden bir toplum olarak, kendi yanlışlarımızı hala kabullenemedik.

Sınıflar neden dolmadı, çünkü yeterli çocuk sayısı yok. Çünkü çocuk yapmıyoruz.

Okullar kapanıyor diye kınamalar, konuşmalar neden bugüne kadar hep sözde kaldı, hukuk yolları kullanılarak neden mahkemelere başvurulmadı, neden direnilmedi? Çünkü herkes bir nevi suçlu ve bunun farkında.

Bunların yanında bir de örnek teşkil eden lider konumunda bulunmuş veya hala bulunan, ya da kaymak kesim diye adlandırılan kişilere bir bakın, çocukları hangi okullarda? Kimin kimden örnek alması gerekiyor bu toplumda biraz da onu sorgulayalım.

Eğitim şurası başlatılıp sadece  bir yıl yapılabilen bir toplumda, halk bu toplumun yüksek tahsillilerinin bir işe yaramadığını düşünmesi normal değil mi?

Sosyal medyada aslan kesilenlerin, işler ciddiye bindiğinde ve direnme amaçlı yürüyüşlerde görünmedikleri yalan mı?

Ver yansın edenlerin, Yunanlı arkadaşlarının yanında ırk, din ve dil söylemlerinin değiştiğini söylemek yanlış mı olur?

Mecburiyetten Türklük taslayan kişilerin, Türk dili ve geleneklerine bu güne kadar verdikleri hizmet nedir, düşündük mü hiç?

Bunları haykırarak değil de kendi kafanızda değerlendirip cevaplayabiliyorsanız, o zaman siz de, biz de suçluyuz demektir. Çünkü göz yumanlar biz, konuşmayıp dinleyenler yine biz.

Bir araya toplandıkça, diğerlerinin mezarını kazmaya çalışan kaç tane toplum vardır dünya üzerinde bilinmez ama, biz maşallah bunu çok iyi becerebiliyoruz.

Evet okullar kapanmasın ama, o okulları dolduracak çocukları yapmak da yine bizim elimizde.

Evet Rodos ve İstanköy’de Türkçe –Yunanca okullar kapatıldığı andan itibaren yeni nesillerin daha kolay asimile oldukları gözlenmiştir. Bunu kabul ediyormuyuz, evet. O zaman geç kalınmadan yapılması gerekenleri de çok iyi biliyoruz demektir.

Farklı kültür ve yaşamlardan etkilenen bir nesil yetişirse, o neslin çocuklarını durdurmak veya geriye döndürmek imkansız.  Zaten krizden dolayı yurt dışına göç edenlerin sayısı günden güne artıyor, zaten evlenme sayısı günden güne düşüyor, o zaman daha fazla geç kalınma halinde neler olabileceğini sizler de çok iyi tahmin edebiliyorsunuz demektir. "Kaos"...

Muhakkak ki akla gelen ilk soru, "bu krizde bir çocuğu büyütmenin ne kadar maliyetli olduğunu biliyormusun sen" olacak farkındayım, ama unutmayalım ki bu krize bu şekilde boyun eğmeye ve kaderimiz böyle yazılmış deyip de sadece primler üzerinden devletten medet ummaya devam edersek, işte o zaman Yunanistan’da anne ve babalarımızın yaşadığı yıllara geri döneriz. Gerçi o yıllarda çocuklar yaşamak için küçük yaşta çalışmayı öğrendiler, kendi paralarını kazanmak için hayata direnmeyi öğrendiler, kötü mü oldu tabii ki hayır. Ama yanlışı yine o küçük yaşlarında hayat savaşı vermiş anne ve babalar yaptı, hem de farkına varmadan.

"Ben çektim çocuğum çekmesin, ben yaşamadım çocuğum yaşasın, ben okumadım çocuğum okusun" mantığı ile büyütülen çocuklar şimdi işsiz, şimdi cesaretsiz, şimdi anne ve babalarının iyi niyetle yaptıkları yanlışların cezasını ödüyorlar.

Bir çocuğum olsun, kaliteli bir eğitim alsın mantığı bence tamamen yanlış ve bunu zaman da zaten ispat etmiş durumda. Çocuk isterse okuyor isterse vazgeçiyor ve senin de başka bir alternatifin kalmıyor çünkü başka çocuğun yok, ama ne yapıyoruz ısrarla okutmaya çalışıyoruz, olmazsa parayla satın alarak okutmaya çalışıyoruz yeterki konu komşuya rezil olmayalım. Ve işte diplomalı işsizler, tek başına hayata tutunmak için zorlanan gençler. Ve inanın onların hiç bir suçu yok. Kolaya alıştırıldılar, hayatı toz pembe gördüler ve öyle de devam ediyorlar. İçlerinden sivrilenler değil, dayısı amcası güçlü olanlar çıkıyor, onlar iş sahibi olurken diğerleri kaderine küsüyor. Bu mu adalet?

Allah aşkına oturun bir düşünün, eğitimdeki öğretmenlere ne kadar yardım ediyoruz, onlara ne kadar cesaret veriyoruz. Okulların kapanmaması için yeterli çocuk sayısına ulaşmak için ne yapıyoruz? Mesele, kapandıktan sonra çıkıp bağırmak değil, kapanmaması için önceden önlemini almaktır. Unutmayalım ki,  sadece çocuğun olduğu yerde okula ihtiyaç duyulur. Batı Trakya’da da nüfusa göre bu oran, maalesef Türkiye ortalamasının yaklaşık % 30 altında.

Yunanistan zaten hastalığa göre merhem vermeyi yıllardır nasıl bizim sayemizde öğrendiyse, uysallığımız sayesinde yol almıştır. Ana okulları için direncini, kendi çocuklarını gönderinceye kadar gösterebilen bir toplum, söylediği sözlerin altında kalan bir toplumdur.

Eğitim sistemini eleştiren ve bunu çocuğu okula başlayıncaya kadar yapabilen bir kişi, sisteme ayak uydurmuş ve susmaya mahkum olmuş bir kişidir. Yılan size sokmadığı zaman cesaretli, yanınıza sokulduğunda korkak pozisyonuna girerseniz, o zaman size  yapılanlara ve yapılacaklara layıksınız demektir.

Ben bunu bilir bunu söylerim.

Bu haftalık bu kadar yeterli zannediyorum. Haddimizi aşmadan ve haftaya da yazacak bir şeyler olması açısından yazımıza son verir, çocuklarımızın geleceğini daha iyi düşünebilecek zaman ve sabrın sizlerin yanınızda olmasını temenni ediyorum.

Hoşça kalın, Dostça kalın...

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde 12 karşılaşma yapıldıUEFA Avrupa Ligi'nde gecenin sonuçlarıAvrupa Parlamentosu Milletvekili bütçe nedeniyle açlık grevine başladı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'nin Avrupa'daki birçok dış temsilciliğinde kutlandıKoronavirüs salgınında son 24 saat
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech