LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 15424 Mayıs 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

PARAYLA SAADETİ BULAMAYANLAR, ŞİMDİ SAADET İLE PARAYI ARIYORLAR
35 sene paranın peşinden koşan bir devlet ve iki büyük parti. Krallığı yok etmeye gelen, fakat krallıklarını ilan eden, iki veya üç aile ve bu ailelerin çocukları, yeğenleri ve torunları, hala bu görünmez krallığı devam ettirmeye çalışıyorlar. Devlet olarak senede 40 milyar çıkarıp 60 milyar harcıyorlar. Halkı da buna bir güzel alıştırmışlar ya, şimdi çıkmazda bulunan bir devletle karşı karşıya kaldılar. Para, para, para diyorlar sadece, bizi kurtaracak olan paraya ve parayı veren devletlere sıkı sıkı sarılmamızı istiyorlar. Eyvallah ta, sonumuzun ne olacağını kimse söylemek istemiyor. Daha dün birbirlerine küfür eden partiler şimdi devlet yararına birleşmiş durumdalar, birbirlerini  boğacak gibi davrananlar, şimdi kadehlerini birlikte kaldırıyorlar kameraların önünde. Daha 7 gün önce 7 kişi bu memleket için anlaşamazken, şimdi  hepsi bu devlet için konuşuyor, devleti kurtarmak için savaş veriyor. Hiç kimse kendi şahsi çıkarlarının ne olduğunu söylemiyor, söyleyemiyor. Söyledikleri masalları en azından birazcık gerçekçi yapabilseler, milletin inanması da daha kolay olacak …

ÖRNEKLER ÇOK ASLINDA
Oy kullanmadan önce devletin ve halkın kazançları ve zararlarını bir gözden geçirelim isterseniz. Liderler mi? Liderler zaten hiç zorluk çekmediler ki, var mı bir örneği olan? Halkına refah sağlamak için uğraş veren liderler, sonunda saygı yerine para, sevgi yerine parayı seçtiler. Şimdi de koltuk yerine parayı seçme zamanı geldi. Gelelim örneklere. Aylık 1000 avro çıkarıp 1500 avro harcayan bir kişi olduğunuzu düşünün, çünkü şu an devlet de zaten aynı durumda. Giderlerinizin dışında bir de ayda 1500 avro ödediğiniz  bir kredinizin olduğunu düşünün.Yani sonuçta her ay 2000 avro içerdesiniz ve bankaya hala 110.000 avro borcunuz var. 1000 avro gelir ve 3000 avro giderle düşünebileceğiniz en iyi çözüm, bu eksik 2000’i, bankadan kredi alarak kapatmak. Yani yine bankalara muhtaç olmak. Bugüne kadar bankalar bu kıyağı yaptılar belki ama şimdi yapacak güçleri kalmadı. Peki şimdi ne yapıyoruz? Aşağıdaki dört seçeneğe dikkat ediyoruz, çünkü devlet de her halükarda aynısını yapmaya mecburdu.

Bir işin üstüne ikinci veya üçüncü işi bulup gelirimi arttırmaya çalışırım. Devlet bunun adına (anaptiksi, gelişme) dedi.

Giderlerimi azaltmaya çalışırım. Devlet bunun adına (perikopi, kesimler) dedi.

Banka ile özel anlaşma yapıp ödemelerimi daha aza indirip daha uzun süreye dağıtırım. Devlet bunun adına (anadiyartrosi, yeniden yapılanma) dedi.

Banka borçlarımı daha çabuk ödeyebilmek için elimde bulunan taşınmaz malların bazılarını satarım. Devlet bunun adına da (idyotikopiyisi, özelleştirme) dedi.

Dedi de, bunların hepsini halktan çıkarmaya çalıştı…

Şimdi ikinciye seçimlere gidiyoruz. 30 senedir siyasetin içinde olup da şimdi çıkamayacak konumda olanlar ne yapacak? Hiçbir şey yapacağı yok, senelerdir zaten yoğurdun kaymağını, pastanın üzerindeki kirazını hep onlar yedi, hayatlarını ailelerini çocuk ve torunlarını garanti altına almış olanlara sen oy versen ne olur, oy vermesen ne olur? Olan yine halka olacak, yavaş yavaş eriyen gelirler sayesinde, gençler yurtdışına akın edecek, emekliler şansına düşen maaşlarla geçinmeye çalışacak, halk yeniden gruplaşmaya, aristokratlar bir tarafa, köleler bir tarafa ayrılacak. Yunanistan ise Avrupa’nın gözünde, doğal afetlerden sonra kurulan çadır kent misali, şehirlerden uzak bir yerde kendi kaderine bırakılacak. Bu krizden biz çok çabuk çıkarız diyenlere ve halkı kandıranlara da bu yazım ileride onların dediklerine inat bir ispat olsun…

Bu haftaki yazımı, seçimlerde kendi cevabını verecek olan halkıma ithaf etmek istiyorum. Seneler boyu biraz ucundan verilip de kandırılan, biraz ucundan alıp da başkalarının kötü amaçlarına alet olan ve nitekim tembellikle bile para kazanabilirim hayallerine yatan halkıma. İsterlerse içlerindeki aslanı dışarıya çıkarabilecek, isterlerse bu cesareti bulabilecek güce sahip olanlara armağan ediyorum.

Vaftiz: Günün birinde, daha yamyamların bulunduğu bir bölgeye, büyük güçler, silah ve bol yiyecek aracılığı ile, yamyamlara doğru yolu gösterecek bir papaz göndermişler. Amaç, yamyamları insan yemekten vazgeçirmek ve Hıristiyan yapmak. Öyle de olmuş. Zamanla hepsini bir fıçı içinde vaftiz ederken, sen Hıristiyansın, sen artık Hıristiyan’sın denilerek beyin yıkaması yapılmış. Kiliseler kurulmuş, yamyamlara kendi yiyeceklerini nasıl yetiştirecekleri öğretilmiş, ama her nedense bunları öğreten kişilerin her zaman onlardan daha zengin, daha güçlü ve daha rahat bir hayatları olmuş, üstelik hiçbir iş de yapmıyorlarmış. Yamyamların ürünlerinin yarısını alıp para karşılığında satıyorlarmış sadece. Yamyamlara da domuz eti vermek için topraktan çıkardıkları ürünlerle değiş tokuş yapıyorlarmış, her defasında da insan eti yemek çok günah, siz bundan böyle domuz eti yiyeceksiniz diye uyarılarda bulunuyorlarmış. Bir gün papaz yine bulunduğu köyü gezerken bir de ne görsün? Yamyamlardan biri, bir insan yakalamış onu parçalamaya ve yemeye çalışıyor. Hemen yanına koşup “Sen ne yapıyorsun, bundan böyle insan eti yemek yok, bu çok büyük bir günah demedik mi? Benden korkmuyorsan Allah’tan kork” demiş. Yamyam da cevap vermiş. “Ama papaz efendi ben onu yemezden önce fıçıya sokup vaftiz ettim. Sen artık bir insan değil bir domuzsun dedim, oda en sonunda buna kanaat getirdi.”

Fıkramız burada son buluyor arkadaşlar. Siz nereye isterseniz oraya çekebilirsiniz. İster vaftiz etmeye devam, ister domuz eti yemeye, bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren, fıçının içine sokacaklarımız. Hadi bakalım kolay gelsin…

Haftaya görüşünceye dek Hoşça kalın Dostça Kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerKarabağ'da PKK'lılar Ermenistan'ın ilk savunma hattında görevlendiriliyorBrezilya'da Oxford'un Kovid-19 aşısı deneylerine katılan bir gönüllü doktor öldüErmenistan Başbakanı: Dağlık Karabağ konusu diplomatik olarak çözülemezAzerbaycan ordusu 21 köy ve 1 kasabayı daha işgalden kurtardıYunanistan Kovid-19 vakalarında en yüksek seviyeyi gördü
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech