Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
Doğru okutan tarih cennete, yanlış okutan cehenneme yönlendirir05 Ocak 2017Harun Halilharunhalilgr@gmail.com

Tarih ilmi kutsal bir ilimdir. Kadim çağlardan günümüze dek tarihi olayları doğru bir şekilde okuyamayan uygarlıklar, devletler ve insanlar yok olmuşlardır.

Tarih insanlar arasındaki münasebetleri şekillendirir. Doğru okunan  tarih insanların kendi aralarındaki dayanışma gücü ile birlikte diğer kavimlerle ilişki kurmasına vesile olur.

Ancak yanlış okunarak benimsenen tarih, toplumların arasına nifak tohumları ekerek medeniyetleri birbirlerine düşman etmiştir.

Tarafsız tarihçilik olmaz. Çünkü dünya kuruluşundan günümüze dek daima hak ile batıl arasında çetin bir mücadeleye sahne olmaktadır. Dolayısıyla bir tarihçinin ya hakkın ya da batılın yanında yer alması gerekir. Şayet seyirci  kalırsa ahlaksız bir tarihçi olur.

Bazen tarih bir milleti katil yapar. Bunun sebebi ise yalnış öğretilen tarih bilgisidir. Örneğin Bulgarlar  Türklerden nefret etmektedirler. Bulgar tarihçiler tarih kitaplarında Bulgar çocuklarına 500 yıldan beri Türklerin boyunduruğu altındaki yılları kölelik yılları olarak niteledirmektedirler.

Bir millete tarih kitabında anlatılan yalan, yanlış ve çarpıklığın tesirini, o milletin hafızasından ancak üç nesil sonra silebilirsiniz. (Michelet)

1878 Berlin anlaşmasından sonara özerk bir yapıya sahip olan Bulgaristan'da Bulgar kilisesi rahipleri  Bulgar çocuklarına tarih öğretirken Osmanlı  yüzyıllar boyu bizi hor gördü ve katletti algısını oluşturdular.

Böylece yeni yetişen Bulgar nesli Türklere karşı kin gütmeye başladılar. Balkan harbleri esnasında asker olan yeni nesil Bulgar çocukları Türkleri katlederek Türklerden 500 yıllık intikamlarını aldıklarını beyan ettiler.

Lakin olgu bu degildi. Çünkü onlara öğretilen tarih bilgisi yanlıştı. Gerçek olan olgu 500 yıl boyunca Bulgar halkının  huzur içinde yaşamasıdır.

Sonuç olarak Bulgar gençlerine yanlış öğretilen tarih bilgisi ile yeni neslin katil olmasından sonra cehennemin kapılarını da aralamıştır.  

Ömer Bin Abdülaziz’in hayatını örnek alan bir Müslüman onun adaletini ve asaletini benimseyerek hayatında uygulamaya koyarsa sevaba girer, bu sevap da cennetin kapısını açar. Doğru öğrenilen tarih hem bu dünyada insana fayda sağlar hem de ahirette yardımcı olur.

İşlenilen en büyük ahlaksızlıklardan biride bir tarihçinin diğer bir tarihçinin bilgisini çalarak kendi sözü gibi göstermesidir. Tarihçi bilgiden çok yorum yapabilme yeteneğine sahip olması gerekir. Tarihçinin sadece tarih bilmesi yetersizdir. Tarihin yanında sosyoloji ve siyaset de bilmesi gerekir.

Geçmişi öğrenmek için tarih, günümüze taşımak için ise sosyoloji bilmek gereklidir. (Fazlurrahman)

Tarihi tanımayan milletler daima hüsrana uğrarlar. Hüsrana uğrayan milletler farkında olmadan asimile olurlar.

Yazarın Diğer YazılarıSultan Abdülhamid'in Denge SiyasetiSultan II. Abdülhamit İle Selanik’in Şahlanışı1587 yılında Batı Trakya'da neler olduTarihi eserler nasıl hastalanır?Tarihin derinliğinde devletlerin gücüGüncel HaberlerMeslek tanıtım seminerleri devam ediyorCelâl Bayar Azınlık Lisesi madalyaya doymuyorYunanistan’da 25 Mart törenlerle kutlandıArnavutluk'ta paralel tehlike alarmıErdoğan: AB müzakereleri için referanduma gidebiliriz
© MİLLET MEDYA 2017 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech