LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 15614 Haziran 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

BİR RÜYADIR ALDI BAŞINI GİDİYOR
Herkes rüya görmeye başladı son günlerde. Her şey rüya gibi yani. Şaka gibi deriz ya bazen inanamadığımız şeylere, işte bu da onun gibi bir şey. Yunanistan’da her şey bir rüyadan ibaret artık. Parası pulu, seçimi geçimi, eğlencesi dilencisi ile her şey bir rüya bu ülkede. Asıl rüyayı yaşayanlar da politikacılar. Çünkü halk artık gerçekleri yaşamaya başladı.

RÜYA DEDİK DE AKLIMIZA GELDİ
Seçimler gelmiş kardeşim, bu son haftaymış, geldi geçecek, geldiği gibi gidecek. Ama rüya rüyadır, onu da güzel görüp hatırlamak en önemlisi. Benim gibi pirinç tanesi koyun siz de yastığınızın altına, üstünde olursa kulağınıza kaçar. Biz bu haftaki rüyayı o yüzden ayakta uyurken gördük. Gözler açık beyin uyurken. Bakalım hangisi daha gerçeğe yakın olacak? Yunanistan genelinde ayan beyan da göremesek bir şekilde puslu olarak da belli oluyor numaralar bakıldığında. Şu an görebildiğim Siriza önde ve % 23 ila 26 tutturmuş. Puslu olduğu için 8 i 3 e mi benzettim acaba diye biraz düşündüm gerçi ama değil değil 8 olamaz o birincisi. Yoksa! Yoksa ikincinin de sonu 6 yerine 9 mu? Yoksa ters mi görüyorum, yere mi düştüm diye hemen kalkıyorum ama yok, düşme falan yok, çünkü daha büro koltuğumda oturuyorum. Yeni Demokrasi Partisi haliyle ikinci parti olarak bitiriyor yarışı ve % 22’lerde. Şimdi bu durumda Samaras Karamanlis’in yaptığı gibi istifasını sunar mı, pek zannetmiyorum.  Her ne kadar Karamanlis o koltuğa Stilyanidis’i önerse de. Karamanlis’in bunları söylemede asıl hedefi Stilyanidis’in burada daha fazla oy toplamasını sağlamaktı. Pasok’un ülke genelinde galloplardaki gibi -12’lerde kalacağını da göremiyorum bir türlü rüyamda…Tam tersi Bağımsız Yunanlıların düşeceğini, Altın Şafak’ın az da olsa yine düşüş yaşayacağı gözlerimin önüne gelen rakamlarda yer alıyor. Diğerleri mi? ’nun aşağısında olanlar için gözlerim çapaklanıyor ve her şeyi daha küçük görmeye başlıyorum.

HA GELECEK DEMEYE VARMADAN SIRA Trakya’ya geldi:
Parti bazında YDP’yi 14 ila 15 binlerde görürken Pasok ikinciliği kaybetmemek için savaş veriyor. Nitekim diğer iki önemli parti de hemen arkasından geliyor. Dimar ve Siriza bazen ikinci sıraya, bazen de 3 cü sıraya oynuyorlar. Derken akşam oluveriyor ve bir bakıyoruz ki il genelinde 1’ci parti haricinde diğerlerinin arasında rakamlarda çok az farklar var. Pasok belki yarışı ikinci bitiriyor ama 3’cülük için verilen savaşı bir türlü net bir şekilde göremiyorum. Tüm oylar 10 binle 12 bin arasında oynuyor. İyiki yarış veren listelerin başındakilerin hepsi Türk. Sonuçta 3’cü partiden de bir kişi seçilecek, bu da halkın son anda vereceği kararla gerçekleşecek. Ya ülke çapında güçlü olan parti ile gidecekler, ya da kendi bölgesinde kuvvetli olan parti adayı ile. Merak edilen tek konu, Mehmet Emin’in 2000 oyu nereye gidecek ve görünen o ki, bu oylar bir nebze sıralamaları değiştiren bir güç potansiyeli halinde, yine karşımıza çıkacaklar. Çıkmazdan önce de seçimlere kadar daha çok yalan dolan şeyler duyacağız. Allah kuru iftiradan saklasın, siz de siz olun, öyle köyünüze veya mahallenize gelen adayların ne kadar edepli olduğuna dikkat edin, başkalarını aşağılayanların geleceği parlak değildir, ona göre davranın, sorularınızı da ona göre hazırlayın. Yumurta kapıya dayandıktan sonra iş işten zaten geçmiş olacak… Politikayı en azından bu halk doğru da olsa yanlış da, ilkokul mezunu veya üniversite mezunu olsa da biliyor, ya da bildiğini sanıyor. Konuşma kabiliyeti olanlara daha fazla güveniyor, her ne hikmetse kendinden farklı gördüğü insanlara ve kendisinin yapamayacağına inandığı şeylere daha çok kanıyor. Hâlbuki azim ve  inanç olmadığında, her şeyin senelerce sözde kaldığını hala anlamadı bu halk. Aaah ah, ne yapacaksın işte…

KUTUPLAŞMA KORKU VE CAHİLLİK
Yeter artık bıktım demek istiyorum diyemiyorum. Etrafıma bir bakıyorum, sevgisizlik saygısızlık almış başını gidiyor. Ne oldu bu millete, neden kimseyi sevmez kimseye güvenmez oldu? Halkın yarısı diğer yarısına küsmüş gibi birbirlerini gördüklerinde yol değiştirir oldu, sanki birbirlerine borçları var gibi. Olsa olsa vefa borcu vardır belki ama, buna rağmen halka kendini adapte etme zorunluluğu var. Eskiden tartışabilirlerdi, çözümü birlikte üretebilirlerdi, şimdi ise diğerinin kendisine tuzak kuracağı korkusuyla herkesten kaçar oldu, ki yakında belki de kendisinden kaçar olacak. Herkes kendi çıkarı ve kişisel başarı peşinde. Birlik bozuldu. Başkaları ile birlikte olmanın, aynı fikirleri paylaşmanın, tartışmanın zamanı artık geçti gibi görünüyor. Sadece seçimlerde partilerle ve takımlarla birlik olabiliyoruz. Arkadaşlıklar dostluklar, ne kadar çabuk biter oldu. Sevginin saygının esamesi okunmaz oldu. Kişiliğimizi kaybedecek duruma geldik. Dayanışmanın, hoşgörünün ve adaletin yerini sahiplenme, dışlama ve adaletsizlik aldı. Duygusal anlamda bireysellik ve fakirleşme, herhalde yenidünyanın teknolojisinin bize verdiği hediyelerden bir tanesi. Öyle bir hediye ki, kullanmasını bilmediğin sürece hemencecik aleyhine çalışmaya başlıyor. Eskiden zalimlerin zulmünden korkulurken artık cahillerin zulmünden korkulur oldu. Okumuş kara cahillerin zulmü ise bir başka oluyor. En azından toplum olarak dinine, diline, kültürüne ve geleneklerine özen gösteren insanlara daha fazla değer vermek, onlara gerektiğinde destek vermek herhalde kulluk borcumuz olsa gerek. İnsanları kendisi için yaptıkları ile değil, toplum için yaptıkları ile kıyaslamalı, 17 Haziran’da ona göre karar vermeliyiz. Sarı öküz misali her şeyimizi kaybetmemiz o kadar da zor değil aslında. Sürüyü sürü halinde tutabilmektir önemli olan…

Sıra bu hafta da fıkraya geldi herhalde; Bu haftaki fıkramızın, cehaletten biraz bahsettik ya, bilmeden kendine zarar vermenin ne olduğunu anlayabilmek uğruna bir fıkra olsun dedik ve ekledik.

Katı Sıvı ve Gaz
Olay bir ilkokulda geçiyor. İlkokulu dışarıdan bitirme sevdalısı insanların verdiği yılsonu imtihanlarında. Gözetmenler sınav sırasında, sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiç birine cevap verememiş; acıyor adamcağıza. “Maddenin üç halini yazınız” sorusunu parmağı ile işaret ediyor ve kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: “Katı, Sıvı, Gaz”. Sınav kurulunu hayrete uğratan cevap da zaten bu oluyor. Cevabı okuyan kurulda herkes gözyaşları ile gülüyor. Cevap aynen şu: “Katır, Sığır, Kaz”

Bu haftalık da bu kadar değerli dostlarım, haftaya görüşmek ümidiyle Hoşça kalın Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech