LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Bizi resmen tembelliğe alıştırmak istiyorlar17 Ocak 2017Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Bizim dediğimize bakmayın, bu tembellik olayı tüm Yunanistan için geçerli. Hükümet kim sorarsa sol, solun yanında eski Pasokçular partiyi idare etmeye çalışıyorlar. Hükümet ortağı aşırı sağ desen, her şeyi açıktan açığa sanki reklamlık yaparmış gibi yapıyor. Arka planda olan tecrübeli eski milletvekilleri ise ellerinde bulunan kuklalarla her şeyi kontrol altında tutmaya çalışıyor. Bu durumda hükümeti oluşturan bakanlar kurulunda ise kimin dediğinin olduğunu da sadece Allah biliyor.

Durum böyle iken Yunanistan adeta frenleri patlamış bir kamyon misali aşağı doğru sürükleniyor. Her kafadan ayrı bir söz çıksa da, durum ortada. Fakirlerin sayısı artıyor, zenginler ise devleti "Bakın bizi fazla zorlamayın her şeyimizi alır yurtdışına kaçarız" diye sabote ediyor. Zaten bu yüzden dolayı, milyarlarca evro bu zengin takımından bir türlü toplanamıyor. İşsizler günden güne çoğalırken, devlet bu insanlara sigorta ve gelir sağlamak için, çok yönlü programları faaliyete geçirmeye çalışıyor. Hangi paralarla? Tabii ki ilk olarak Avrupa fonları, ikincisi de orta kesimden topladığı vergilerle ki bu gidişle onlar da maalesef fakirlik sınırına taşınacaklar.

Çünkü ortada anormal bir durum söz konusu. Şu anda emekliler çalışanların normal maaşlarından daha fazla maaş alıyorlar (Tarım sigortalı olanlar yani OGA’lılar hariç), fakirlik kartı olayı bu sene 700 bin kişiye dağıtılacak, hem de sadece market alışverişleri için değil, belirli miktarda bir nakitle birlikte. Bu durumda, hali zor olanlar işsiz kalmayı tercih edecek. Üzerine evi bahçesi olanlar, bu haklardan yararlanmak için malları yakınlarının üzerine geçirecek ve hakkı olmayanlar da, başkalarının hakkını yiyerek bu yardımlardan yararlanmaya çalışacak. Çünkü artık kulluk hakkını da düşünen kalmadı.

Uzatmayalım, uzun vadeli baktığımızda bize yardım elini uzatmış gibi görünen Avrupa da günün birinde, artık çalışmak istemeyen ve tembelliğe alıştırılmış bir halkı ekonomik açıdan eline alarak, artık parayla her istediğini yaptırabilecek bir toplum yaratmış olacak. Onun destek verdiği insanlar seçilecek, mecliste istediği her kanunu geçirebilecek duruma gelecek ki, zaten gelmiş de sayılır, çünkü bu oyun daha büyük paralar ödenip de milletvekilleri ve bakanlar üzerinde zaten senelerden beri denendi ve tuttu.

Kaybetse bile kumarı çok seven ve ileride çok kazanacağını hayal eden bir toplum, bu şekilde kontrol edilmeye de mahkum hale kolayca getirilebilir. Hayatı seven ve yaşayan toplumlar ekonomik savaş neticesinde, cahil ve çabuk kandırılabilen toplumlar ise, birbirine düşürülerek kontrol edilmeye çalışılır. Her ikisinde de bölüp yönetme olayı hakimdir. Ve ne ilginçtir ki, tarih boyunca bu olay böyle devam etmesine rağmen hala kimsenin aklı başına gelmiş değildir. Komşun düşman gösterildikçe düşman, işin içine para girince parayı veren patron.

Böylelikle dünyanın her yerinde olduğu gibi Batı Trakya’mızda da bir çok nesil harcanmış durumda. Biz biliriz, uğruna bu işe baş koymuş olan insanlar, hala biz biliriz diyerek yollarına devam ediyorlar. Zaman değişti, teknoloji değişti, ama hala her şeyi onlar biliyor modunda ilerleyen ve nitekim onların sayesinde kaybedilmeye yüz tutan bir çok değerler, yeni nesillerle birlikte umutsuz bir şekilde, ya memleketi terk etmekte, ya da burası değişmez gelen gideni aratır mantığı ile, Azınlık davasından elini ayağını çekmektedirler. Artık bazıları için değil bir çoğu için hayat tarzı olmuş olan kıskançlık ve başkalarının yaptıklarıyla uğraşmak, kendilerinin zamanından aldığını, böylelikle de yıllar boyu bir arpa boyu yol alınmadığının hala farkında değiller. Kralı çıplak görmek istemeyenler de kafalarını başka yöne çevirmekteler. Böyle devam ederse acısı da Urfa biberine benzeyecek. Meksika biberini ise hiç söylemiyorum bile.

Tabii böylelikle insanları vurdum duymaz yapmayı becerdiler. Hiç kimse kimin hangi koltukta oturduğunu, kimin nelerden sorumlu olduğunu bilen yok, herkes ona nakit para vereni tanıyor onu biliyor. Şimdi gündemde yardım kartları olduğundan dolayı herkes onun peşinde. Yarın bu kolaylıkları sağlayan kişi veya kurumların bizden neler talep edecekleri bile belli değilken, haklı davalarımızda bile kimse kimsenin arkasından gitmez olacak ki, zaten devletin istediği de bu değil mi?. Hazır para ile tembelleşen ve hiçbir şeye karışmayan, günden güne bilincini kaybetmiş ve itiraz etmeyi unutmuş bir toplum yetiştirmeye çalışıyorlar. Gözünüzü açın hey önde gelenler. Bu halkı uyarmakla ve kınamalarla olmuyor demek ki sadece bu işler, verdiğiniz sözleri halk pratiğe geçirmenizi istiyor, aksi takdirde parayı veren düdüğü çalar misali, hisleri köreltilmiş, cesareti yıpranmış korkak ve kör bir toplum bulacaksınız karşınızda. Bu da o zaman hepinizin felaketi olacak. Kendi davasına sahip çıkabilen toplumlar, kendi liderlerine güvenen toplumlardır, aynen sağlık meselesinde olduğu gibi. Güvenmediğin bir doktorla yola çıkarsan, oyunu psikolojik olarak zaten daha ilk baştan kaybetmiş olursun. Kendine güvenin zedelenir, şimdilerde olduğu gibi çok kolay satılırsın. Daha var da dilimiz varmıyor söylemeye. Onları herkes içinde tutsun…

Bu haftalık bu kadar yeter gibime geliyor, her şeyi bir yazıda anlatacak değiliz ya. Her gün anlatmaya bir şeyler buluruz nasılsa. Biriktirip de torunlarımıza anlatacağımıza şimdi anlatalım ki bari bir yer tutsun.

Haftaya görüşünceye dek Hoşça kalın Dostça kalın…
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerAvrupa'da ekonomisi ağır bedel ödüyor, riskler artıyorAB Kovid-19 aşısı için yeni sözleşme imzaladıNATO, Türkiye ile Yunanistan arasındaki mekanizmayı güçlendirmek istiyorMeslekten ihraç edilen komiserler Yunanistan'a kaçarken yakalandıFenerbahçe Beko, Panathinaikos OPAP'ın konuğu olacak
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech