LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
El ele verme zamanıdır artık30 Ocak 2017Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Daha önceki yazılarımdan bir tanesinde algı operasyonlarından bahsetmiştim. Şu an Azınlık üzerinde oynanılmaya çalışılan oyunlar işte bu algı operasyonlarından ibaret.

Amaç bölmek ve daha kolay yönetebilmek. Bunu anlayabilmemiz için daha eskilere gitmemiz şart. En azından hangi operasyonlarla neler başarılmaya çalışıldı ve bizler hangilerine kandık?

Kandırma ve kandırılma, tarihin belki de kendi çıkarları için ülkeler arasında ve toplumların kendileri arasında kullandıkları farklı taktiklerden bir tanesi. Taktik her defasında farklı olabilir ama amaç aynı ne yazık ki. Bölmek, kendi tarafına geçenleri diğerlerinin yanında daha avantajlı duruma getirmek ve neticede iş bittiğinde onların da kıçına tekmeyi vurmak.

Neyi nasıl kullanmamız gerektiğini anlamak için aslında profesör olmaya gerek yok, ya da ne bileyim ben politikacı olmaya hiç gerek yok. Sadece bu güne kadar Azınlık üzerinde oynanmaya çalışılmış oyunları bilmek yeterli. Yani insanın kendi tarihini bilmesi kadar önemli başka bir şeyin olmadığına inanıyorum. Bunlardan ders  alarak geleceğini belirlemek,  aslında bizim birliğimizi korumaya ve birlikte hedefe doğru ilerlemeye yardımcı olacaktır. Ama maalesef bu konuda bu olayları yaşamış bilir kişiler, gençleri yeterince bilgilendirmediler. Problemler değiştikçe ve fazlalaştıkça bu konuda insanımız da kendi tarihi hakkında daha duyarsız olmaya başladı ve tabii bunun yanında da kendi liderlerine olan güvenini yitirdi.

Mesela olayların enini ve boyunu,  görmek istediğimiz gibi değil de gerçeği yansıtan yönüyle ele aldığımızda, gidişatın aslında hiç de  iyi olmadığının farkına varmak zor olmasa gerek.

- Geçmişte  Azınlık mensubu öğrencilere özel olarak verilen kontenjan, ne zaman ve ne için verildi? Öğrencilerimiz eğitimleri için Anavatan Türkiye’yi seçmeye başladığında. Çünkü orada onlar için gençlerin beyinleri yıkanacaktı, o yüzden Azınlığa karşı bir iyi niyet gösterisi olması lazımdı. Ve bu Pasok döneminde gerçekleşti. Azınlık çocuklarına sınırsız imkanlar verilmiş gibi gösterildi. Halbuki amaç ağacın daha yaş olduğu dönemlerde, üzerinde farklı aşılamaları denemekti.

- Azınlık tarih boyunca tarım ile uğraşan bir konumda olduğundan dolayı bu yerin bir şekilde onların elinden alınması gerekiyordu. Zamanında korkutularak anavatana göçe zorlanan kişilerin mal varlıkları çok ucuza satın alınırken, geride kalanların tarlaları da, tren yolu veya üniversite yapılacak gerekçeleriyle istimlak edildi. Bu konuda da sadece birlikte yürütülen hukuk mücadeleleri ile kazanımlar elde edildi, bölünmüş olanlar ise kaderlerine ağladı.

- Ana okulları konusunda, Yunanca olması ısrarları da aslında İslam kültürü ile yetişmesi gereken çocukların kafalarını karıştırmak ve ayinlerde yapılan dualarla ve Yunan kültürünü aşılayarak,  çocukların beyinlerini yıkamaktı. Amerika soğuk savaş döneminde Rusya’ya karşı Hollywood filmlerini kullanmadı mı? O filmlerde oyuncular, Amerika’nın ne kadar demokratik ve yaşanılabilir bir ülke olduğunu göstermeye çalışmadılar mı? Her evine giren oyuncu dışarıda arabasını kilitlemeyi bırakın, camlarını bile açık bırakıyordu. Beyinle oynanmaya çalışılan oyunların farkına, bu filmleri izleyenler bile yıllar sonra vardı. Çocuk fidanken her şeye eğilimlidir, bu da devletler için çok önemlidir. Sabırlı olmasını beceren bir devlet de yıllar sonrasına yatırımlarını kreş ve anaokullarından başlayarak yapar.

- Kur’an Kurslarına da bir bakalım. Bizler yıllar önce sadece Arapça okumayı öğrenirken, aynı dersleri okullarda da yapıyorduk. Ama  şimdi Kur’an Kursları onlara göre artık tehlikeli. Neden? Çünkü eski yıllarda Kur’an Kursları, çabuk saf değiştirebilecek ve kanunları bilmediğinden dolayı korkak yetişmiş hocalarla yapılırken, şimdilerde artık diplomalı ilahiyatçılarla ve fakültelerde psikoloji dersi almış insanlarla yapılması onları rahatsız etmeye başladı. Çünkü burada devletin istemediği tek bir olay var aslında, çocukların beyinlerinin başkaları tarafından etkilenmemesi. Çünkü ilerisini düşünen bir devlet için bu büyük bir tehlike arz ediyor.

- Müftülerimiz desek aklınıza ne gelir? Vakıf konularını idare etmek mi, sizin dini liderinizin patronunun bile devlet tarafından idare edildiğini burada yaşayanlara göstermek mi? Yani bir nevi güç gösterisi değil mi sizce yıllardır müftülüklerle yaşanan bu olaylar? Nasıl olsa bize muhtaçsınız düşüncesiyle başlatılan atamalar ve cemaatin yöneticilerinin değiştirilmesi, halk tarafından seçilen müftülerin halkı daha fazla kucaklamasıyla bozuldu ve o yüzden dolayı da bu günlerde savcılıklara müftüler ve diğer seçilmişlerin sorgulama amacıyla davet edilmesi, aslında göz dağı verilmeye ve din konusunda da bizim istediğimiz insanlar sizin lideriniz olacak mesajının verilmesi amaçlanmaktadır. Ve ne acıdır ki, her defasında hükümeti düşürürüm diyen küçük ortağın hükümete her istediğini yaptırması,  maalesef hükümeti düşürmeye gücü yeten milletvekillerimiz tarafından sadece izlenmektedir. Bunların sonunda da 240 imam yasasıyla Azınlığın Din konusundaki hür iradesi ellerinden alınmaya çalışılmaktadır. Tabii Avrupa’ya karşı günün birinde Müftü seçimine gidilirse eğer, bu insanların seçecekleri kişinin yine kendi adamları olmasını sağlamaktır aslında amaç.

- Tarihten bugüne korkutma politikalarının devam ettiği Batı Trakya’da, burayı ziyaret eden Dernek, İş adamları veya buraya gelen her gazetecinin peşine bir polis koyuluyorsa, bu da buradaki insanların bir şekilde paraya muhtaç, her zaman başkalarının eline bakan ve güçlüden medet uman bir nesil yetiştirilmeye çalışıldığının ispatıdır.  Her şeyi biz kontrol ediyoruz ve bizim kültürümüzle büyürseniz hayatta daha başarılı olursunuz mesajları pratikte izlenen politikalarla gizli gizli verilmektedir. Bu da başlı başına bir algı operasyonudur zaten.

- Sosyal yardım kartlarına bakın, kimlere ve ne için veriliyor? Bu kartların sahiplerinin tümü hakikaten ihtiyaç sahibi mi? Yoksa zaten iş bulamayan toplumun daha çok tembelleşmesine vesile olacak bir kampanya mı? Görülen o ki, yapılan her yardımın arkasında sanki geleceğe yönelik bir yatırım varmış gibime geliyor. İlkokullarımızda öğretmenler devlet tarafından ödenilmeye başlandı Türkçe dersler günden güne azaldı, yeni okul binaları inşa edilmedi, veliler çocuklarını yetersiz olduğunu düşünerek ve nasıl olsa seçmeli Türkçe dersleri var diye devlet okullarına göndermeye başladı, ekonomik krizde imamları da artık devlet ödeyecek sizin cebinizden hiçbir konuda para çıkmasın dediler. Azınlığın senelerdir kendi imkanları ile yaşatmaya çalıştığı dinini ikiye böldüler ve din adamlarını birbirine soktular. Aslında yapılan her değişim, insanlara ve Avrupa’ya Devletin Azınlığın dinine, diline saygısı olduğunu göstermek için yapıldı ve yıllar sonra bu iyi niyetli değişimlerin arkasından hep başka sinsilikler çıktı. Ve gün gelecek bu yapılan değişikliklerin hepsi, ‘’artık benim Azınlığım bunları istemiyor bunlara ihtiyacı yok diyerekten yürürlükten kaldırılacak ve o zaman da bölünmüşlüğünün acısını anlayacak olan halk, hiçbir şey yapamayacak. Çünkü artık göz göze gelmenin bir işe yaramadığı da ortaya çıkmış olacak. Bu eller birbirini tutmadıkça, sağlam bir şekilde kendi insanlarının etrafında güçlü bir çember oluşturmadıkça, başımıza daha çok şeylerin geleceği kesindir. Bu da böyle biline.

Konuşulacak belki çok şey var ama, bu yazımızda önemli saydığımız bazı örneklerle bu haftalık bitirelim diyoruz. Önümüzdeki haftalarda farklı ve bilgilendirici konularla yine karşınızda olacağız inşallah. Sağlık ve huzur dolu bir hafta temennisi ile Hoşça kalın, Dostça kalın…
Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde 12 karşılaşma yapıldıUEFA Avrupa Ligi'nde gecenin sonuçlarıAvrupa Parlamentosu Milletvekili bütçe nedeniyle açlık grevine başladı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'nin Avrupa'daki birçok dış temsilciliğinde kutlandıKoronavirüs salgınında son 24 saat
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech