LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 15721 Haziran 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

HALKI KORKUTMAYI BECERDİLER
İyisiyle kötüsüyle, bir seçimi daha geride bıraktık. Kurulan hükümette Siriza yer almayacak. Ama Avrupa’nın çakalları yine başrolde. 6 Mayıs seçimlerinden pek de farkı olmayan 17 Haziran seçimlerinde, yine aynı partiler mecliste. Peki, fark nerede? Tabii ki alınan oylarda, bu çıplak gözle görülen tarafı. Peki, 6 Mayıs seçimlerinde neden hükümet kurulamadı? Hâlbuki şimdi de yine aynı partiler hükümeti kuruyorlar. O zaman anlaşamayan 3 kişi şimdi nasıl oluyor da anlaşabiliyor? Çok basit aslında. Büyük partilerin saçtıkları korkularla oylarını çoğaltmaları lazımdı. Buna da en çok kurban gidenler yine emekli maaşı alanlar ve o maaşın da kesilmesinden korkanlar ve çok parası olup da drahmiye dönme korkusu yaşayanlar. Yani kısacası oylarımızla can çekişe çekişe ölmeyi ve bu ülkenin kaynaklarını başkaları tarafından kullanılmasına izin vermeyi yine bizim oylarımızla garanti altına almayı becerdiler. Bir ay önce hükümet kurulabilseydi bunlar olmayacak mıydı sanki diyebilirsiniz. Haklısınız olacaktı ama, hükümet o zaman kurulsaydı, uzun ömürlü olması imkansızdı, halkın çoğunluğu hükümete baskı yapacaktı ve aşırı sağcılar mecliste terör havası estireceklerdi. Şimdi ise her ne kadar oylarını düşürmediyseler de adam olmazlarsa başlarına daha büyük belalar gelebileceğini öğrendiler, halk bu kararsızlıklardan sonra ille de bir hükümetin kurulması gerektiği düşüncesini bir güzel kafasına yerleştirdi, (daha doğrusu yerleştirildi), yapılan baskılar da turtanın üstündeki kirazı oluşturdu ki, bunu da yemek için bayağı bir kurbanlar verilecek gibi görünüyor. Her yapılan yeni bir memorandumda Avrupa Birliği daha önce Yunanistan’dan yediği kazıkları yememek için, farklı kurallar uygulamakla meşgul iken, halkın çektiklerini görmezlikten geliyor. Bir Alman vatandaşının cebinden çıkan ve fazla vergi olarak ödediği paralarla Yunanistan’ın nasıl kurtulacağını bir türlü anlamayan bir halkla, Yunanistan’da işsiz olarak yaşayan ve bırakın avroyu “drahmiye” kurşun atan halk arasında dağlar kadar fark olduğunu, belki de sadece hükümetler biliyor. Peki hiç düşünmediniz mi, Avrupa Birliğinin Gayri Safi Dış Hasılasının sadece % 2’sini oluşturan bir Yunanistan, nasıl oluyor da bugüne kadar hala kurtarılamadı? Yoksa kurtulamaması için mi uğraşılıyor? Ya da ne bileyim ben, yoksa bugüne kadar yaptığı yaramazlıkların cezası mı verilmeye çalışılıyor? O zaman neden sadece yaramazlık yapanların dersi verilmiyor? Kabahatin hep kart öküzde olduğunu bilen Avrupa neden yaramazlık yapmayanları da cezalandırmaya çalışıyor? Kart öküz öyle istediği için tabii ki. Adamlar sadece paralarını istiyor doğal olarak, alamayacaklarını ya da çok zor alacaklarını bildiklerinden dolayı da, yer altı ve yer üstü kaynaklarını da ele geçirmeye çalışıyor. Parayı ise nasıl istersen bul diyor, yeter ki bul. Kart öküz şimdi damından mı vazgeçsin, lüksünden mi, yoksa gece hayatından mı? Bu sorunun cevabını bile düşünmek istemediklerinden dolayı ne yazık ki çıkacak olan kararların uygulanması halinde de zarar yine fakir fukaraya olacak, kenarda milyon avroları olup da torunlarını bile garanti altına almış olanlara değil…

AYNI FİLMİ İZLEMEYE DEVAM EDİYORUZ
Seçimler aynı seçim, tek farkı liste usulü olması. Seçilen milletvekilleri aynı, başroldekiler aynı ve biz seve seve aynı filmi izlemeye bayılıyoruz. Ya sanatçıları çok başarılı, ya da filmin sonunu kimse tahmin edemediği için ayrı bir gizem kazanıyor. Başroldekiler değişmiş olsaydı, daha fazla alkış toplar mıydı o da bilinmiyor ya neyse…

PEKİ BU SEÇİMLERDE VERİLEN MESAJ NEYDİ?
Bakın bu seferlik size inanmış gibi yapıyoruz ama, size karşı olan bir partiyi de hayli güçlendiriyoruz ona göre. Ya aklınızı başınıza toplayın ya da bir sonraki seçimlerde cezanızı keseriz mesajı çok net bir şekilde verilmiş oldu gibime geliyor… Biz cezanızı kesmeye şimdiden hazırız mesajı da, oylarını beklenildiği gibi azaltmayan, Altın Şafak ve Bağımsız Yunanlar partilerinden geldi…

BU DURUMDA %3’LÜK BARAJ SINIRI DEĞİŞEBİLİR Mİ?
Hükümet kurulduğu andan itibaren bu rakam daha da yükselebilir kanaatindeyim ama bu durumda bağımsız milletvekillerinin de önünü açmak zorundalar. Çünkü artık onlar için önemli olan partisiz bir milletvekili değil, başlı başına tehlikeli olan bir parti. Yani kısacası yeni uygulamalar ve yeni vergiler halkın aleyhine olurken, partilerinin geleceği ve alacakları oylar onlar için herhalde bu devletten daha önce geliyor…

6 Mayısta aşırı sağcılar geliyor dedik; DOĞRULANDIK
6 Mayısta Bakoyanni meclise giremez dedik; DOĞRULANDIK
17 Haziran’da Siriza daha güçlü geliyor dedik; DOĞRULANDIK
17 Haziran’da Rodop bölgesinde yarış sadece üçüncülük için değil, ikincilik ve üçüncülük için olacak ve 3 ayrı partinin aralarındaki fark, çok az olacak dedik; DOĞRULANDIK
Halk karalama kampanyalarından yana değil, doğruluktan ve dürüstlükten yanadır dedik; DOĞRULANDIK
Medya grubumuzun para peşinde değil, azınlık hakları peşinde olduğunu bir kez daha ispat ettik… Bize güvenen halkımıza sonsuz teşekkürler…

ŞİMDİ SIRA YENİ HÜKÜMETİN NE KADAR BAŞARILI OLACAĞINDA
Tahminler değil gerçekler konuşacak yarından itibaren. Çünkü Pasok partisi başkanı Venizelos yeni hükümete dışarıdan destek vereceğini açıklaması üzerine, Samaras başbakan olarak yemin etti ve yeni görevine başladı. Ama beklenildiği üzere bu kadar hırsın ters tepeceğini Venizelos ve Çipras çok iyi bildiklerinden dolayı, kenardan bakmayı yeğlediler. Venizelos ise daha kurt bir politikacı olduğundan dolayı, Samaras’a her türlü desteği vereceğini fakat hükümet kabinesinde milletvekillerinin dahi yer almayacağını açıkladı. Bu da demek oluyor ki, yeni hükümetle birlikte çiçeği burnunda yeni başbakanın çekeceği var. Yani Samaras oyunu kaybederek boynundaki ipi çok daha hızlı çekeceğe benziyor ki, bu da onun büyük bir ihtimal sonu olacak. Venizelos bunu bildiğinden dolayı, dışarıdan destek vererek hükümetin içinde zaten yer almak istemedi. Bakalım bu dediklerimiz de ne kadar zamanda gerçekleşecek? Şu an muhalefet olup da hükümeti desteklemek çok kârlı bir iş olsa gerek. Kendi kariyeri ve partisinin geleceği kadar memleketinin geleceğini düşünmeyen liderlere de bu haktır zaten…

Bu haftaki yazımızı da arkadaşlar arasında şakalaşırken söylediğimiz bir sözle bitirelim. Şöyle diyorduk. Bu meclis bu Kara’lardan bir türlü kurtulamayacak galiba. Görünen o ki biri giderse diğeri gelecek. Karacafer dışarıda kalırsa Karayusuf da içeride olur. Sonuçta Kara’dan Kara’ya fark var muhakkak ama sonuçta meclis yine Kara’sız kalmadı…

Hoşça kalın, Dostça kalın değerli okurlarım. Haftaya görüşmek ümidiyle en güzel günler sizlerin olsun…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde 12 karşılaşma yapıldıUEFA Avrupa Ligi'nde gecenin sonuçlarıAvrupa Parlamentosu Milletvekili bütçe nedeniyle açlık grevine başladı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'nin Avrupa'daki birçok dış temsilciliğinde kutlandıKoronavirüs salgınında son 24 saat
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech