LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Olmadığı gibi görünenler...24 Şubat 2017Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Ne güzel demiş Mevlana Celaleddin Rumi o güzel şiirinde:


Güneş gibi ol şefkatte, merhamette.

Gece gibi ol ayıpları örtmekte.

Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte.

Ölü gibi ol öfkede, asabiyette.

Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette.

YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL…


İnsanın olduğu gibi görünmesi her ne kadar daha kolay olsa da, memlekette her ne hikmetse olmadığı gibi görünenler çoğunlukta, hem de daha zor olmasına rağmen.

Artistler mi çoğaldı yoksa kendi ürettikleri yalanlara inananlar mı?

Ölü gibi yaşayan fakat ölü olduğunun bile farkında olmayan binlerce insan düşünün. Bu insanlar ölümden korkan ve korktukları için pişman olacaklarını sandıkları işleri yapmayanlardır. İşte bu şekilde boşu boşuna yaşayan insanlar normalde zaten ölüdürler. Yanlış yapmasını bilmeyen, yaptığı yanlışlardan örnek almayan kişiler, içindeki korkularla yaşar ve ölürler. Hayatta bir semeri bile olmayanlar arkalarında büyük bir servet bıraksalar da, bu servet kısa sürede çar çur edilir ve geçmiş geçmişte kalır. Hatırlanmaz bile.

Onun için risk alma içgüdüsünü, yalnız kaldığında zorlukların içinden çıkabilme gücünü, tek başına bile olduğunda cesaretini kaybetmemesini öğretmek gerekir aslında çocuklara. El bebek gül bebek büyütülenlerin yaşadıkları ve etrafındakilere yaşattıkları her geçen gün daha belirgin bir şekilde karşımıza çıkmaya başladı. Görmek istemiyorsak o başka.

Unutmayın ki yaşlanmak ile büyümenin arasında dağlar kadar fark var. Birinde her geçen sene bir yıl yaşlanırken, büyümekte her sene birkaç yıl birden büyür ama yaşlanmazsınız. Edindiğiniz tecrübeler,  artık başkalarının da işine yarayabilir ve siz de bundan büyük bir haz duyarsınız. Çünkü sizler artık diğerlerinden farklısınızdır. Bu vicdan taşıyan her bireyde böyle cereyan eder. Ama yukarıda belirttiğimiz gibi sizin her iş için farklı maskeleriniz var ise,o zaman siz zaten vicdanınızı çoktan bir kenara itmiş, egonuzu ve yalakalarınızı memnun etmek için kolları sıvamışınızdır. İşte bu durumda artık hem kişiliğiniz değişmeye, hem de sadece ben bilirim hayalleri ile iş yapmadan para ve makam peşinde koşmaya başlarsınız. Önünüze geçeni kenara iterek veya, hak yiyerek!!!

Bu kişiler kendileri zorda kaldıklarında ise,  bugüne kadar dışladıkları veya kaale almadıkları kişilerden düstur ve yardım beklerler. Herkesin kendisine inandığını zannederekten, kurda yem olan yalancı çobanın yerinde olduğunun bile farkına varmazlar. Nitekim bu kişiler makamlarından ve güçlerinden mahrum kaldıklarında her ne hikmetse, artık oldukları gibi görünmeye başlarlar. Sanki bir iyilik perisi rolüne bürünüp, toplumun içinde yer almaya çalışırlar. Geçmişte gördüğüne mi, yoksa şimdiki görünümüne mi inanması gerektiğini bilmeyen halk ise, bu gücünü kaybetmiş kişilerin karakter ve kişiliklerine ehemmiyet etmez. Her ne kadar bu bir saygı çerçevesi içinde yapılıyormuş gibi görünse de, aslında arka planda gerçekler çok bambaşkadır. İşte asıl Mevlana’nın söylediği ‘’olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol ‘’ gerçeği de bu durumda daha iyi anlaşılmaktadır..

Bir de böyle geç kalınmadan bu gerçeği ilk baştan beri uygulayabilseydik, işte o zaman sorunlarımız da çoktan kendiliğinden çözülmüş olurdu.  Unutmayın ki, insanların çoğu yaptıklarından değil yapmadıklarından pişman olurlar, çünkü artık keşkeler hiçbir işe yaramaz, geri dönüş de imkansız olduğundan, yapmak isteyip de yapamadıklarındandır her zaman insanların pişmanlığı.

Öyleyse neymiş?

Genç kalmanın, mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın sadece birkaç sırrı varmış. Her gün gülmesi ve başkalarına bunu aşılayabilmesi, yaşama katabilecek bir mizahınızın olması, düşündüklerini gerçekleştirebilmek için cesaretinin olması, son olarak da bunları gerçekleştirebilmek için hayal gücünün zengin olması. Hayal kurmak bir delilik değil, mantıklı düşünme tarzıdır, hedef yolunda yılmadan yorulmadan ilerleyebilmektir hayal kurmak, insanın rüyalarını gerçekleştirmeye çalışmasıdır. Kısacası hayal bir yaşam tarzıdır. Hayalleri bitmiş bir insan zaten yaşayan bir ölüdür…

Allah hepimizi bu şekilde yaşayan insanlardan korusun. Çünkü en tehlikeli insanlar işi gücü olmayanlardır. Hayal gücü yok olanların hayata tutunmalarının tek sebebi, başkalarının nasıl yaşadığı ve neler yaptığıdır ki, bu zamanla vazgeçilmez bir hastalık haline gelir ve bu da maalesef Batı Trakya’mızda yaşanan ve artık alışılmış, sıradan bir olay olarak ortaya çıkmaktadır. Nokta…

Haftaya görüşünceye dek Hoşça kalın, Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerUEFA Avrupa Ligi'nde 12 karşılaşma yapıldıUEFA Avrupa Ligi'nde gecenin sonuçlarıAvrupa Parlamentosu Milletvekili bütçe nedeniyle açlık grevine başladı29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye'nin Avrupa'daki birçok dış temsilciliğinde kutlandıKoronavirüs salgınında son 24 saat
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech