LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 15828 Haziran 2012Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

ZAMANINDA BAKAN OLMAK İÇİN YARIŞANLAR, ŞİMDİ İSTİFA ETMEK İÇİN YARIŞIYOR
Yunan siyasetinde zaman gelecek milletvekili çıkmamak için savaş verilecek diyorduk ya, işte o günler gelmeye başladı galiba. Şimdilik milletvekilliği değil ama bakanlıklardan istifalar başladı. Hem de yeni yeni görevine alışamadan, hatta başlamadan. Bu yazı yazılırken, Maliye Bakanı daha yemin etmeden, Denizcilik ve Ege bakan yardımcısı da bir hafta içinde istifalarını sundular. Başbakan Antonis Samaras da geçirdiği göz ameliyatından sonra Avrupa zirvesi toplantısına katılamayacağından dolayı yerini Cumhurbaşkanı Papulias dolduracak. Samaras daha şimdiden Avrupa Birliğine başka gözle bakmaya başladı bile…

YUNANİSTAN KENDİ HALİNDE
Yeni kabinenin cesareti ve seçim öncesi verdikleri sözler de suda bir delik olmaya hazırlanıyor. Avrupa sıkıştırıyor, bizimkiler hastalanıyor. Maaşlarda @ oranında kesimler için hazırlıklar da yavaş yavaş başlıyor. Bakalım Samaras yönetimi, onları seçmiş olan halka kendilerini nasıl anlatacaklar? Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal…

TANRIM BANA İNEK VERMESEN DE OLUR AMA KOMŞUMUN Kİ DE ÖLSÜN
Komşu kavgası, karı koca kavgasına benzemiyor, birincisinde mahkemelere kadar gidilebiliniyor, ama yine aynı mahallede olmaya devam ediliyor. Karı koca kavgası da belki aynı ama, en azından burada boşandığında olay kendiliğinden kapanmış oluyor, komşudan ise kurtuluş yolu sadece evini satıp başka yere taşınmak, ya da erkeksen, kabadayıysan onun evini satmasını sağlamak. Yani bir şekilde korkutma politikalarını faaliyete sokmak. Türkiye ile Yunanistan arasındaki kavga da bundan ibaret değil miydi senelerden beri? Biz daha iyiyiz, biz daha güçlüyüz mesajları verilip halktan oy toplamak değil miydi amaç? Yunanistan bunu iki yerde becerdi. Para birimi Drahmi iken Türkiye lirasından daha üstün olduğunda, bir de oy toplarken silah alımına daha fazla bütçe ayıraraktan. Netice mi? İflas... Nato ülkesi olan ülkeler arasında savaş olma riski olmasa da, halktan oy toplama ve ihalelerden milyon avroları cebelezzi yapmak için hala aynı siyaset yapılıyor. Bu daha kaç dönem böyle devam eder onu da Allah biliyor…

ATİNA HÜKÜMETİ ASLINDA ÜLKENİN BATMASINI DEĞİL, NE KADAR DERİNE BATACAĞINI DÜŞÜNÜYOR
Avrupa Birliği sıkıştırdıkça batmaya devam ediyoruz. Her gün kesinti, her gün faturalarda artış, her gün bir taraflardan yeni bir haraç. Halk zaten batırılıyor, onlar için devlet batsa ne olacak sanki. Ama korku dağları bekletir derler ya, bu halk da her zaman korku politikalarının kurbanı oldu, olmaya da devam ediyor. Hükümet şu an ne kadar derine batacağını hesaplayamadığından dolayı, yalanlarına devam ediyor, yalan söyleyemeyenler de soluğu hastanelerde alıyor. Bu koltukları herhalde sadece hastanelerdeki yataklara değişecekler…
Aşağıdaki fıkrada olduğu gibi Yunanistan Avrupa Birliğine karşı mı daha kurnaz ve etkili, yoksa halkına karşı mı daha diretici ve haksız olduğu, zaman içerisinde ortaya çıkacaktır.

Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi?
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?
- Evet Memur Bey...

Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....

'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'

Bu haftalık da bu kadar değerli dostlar. Haftaya görüşünceye dek her şey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech