Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
DAEŞ görünümlü Frankenstein10 Haziran 2017Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Zamanında Amerika'da ardı ardına yaşanan terör saldırılarından sonra Tony Blair İşçi Partisinin 2001'deki kongresinde community (topluluk) kelimesini tam 17 defa kullanmış, bütün Batı'ya birlik olma arzusu aşılamıştı. Bununla birlikte Afganistan'a girmemek için de hiçbir neden kalmamıştı.

Şimdi Britanya'nın Avrupa'dan çıktığı, Almanya'nın Amerika'ya trip attığı, İsrail'in desteğini Çine yönelttiği, kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmadığı bu günlerde 17 değil, 77, hatta 777 defa community denilse bundan bir sonuç çıkabilecek mi?

Üstelik bu sefer yine İşçi Partisinden Jeremy Corbyn'in terör saldırılarını İngilitere'nin dış politikalarına bağladığını da göz önünde bulundurursak, Batı'yı bir arada tutan bağların gevşediğini görmek için bir uzman olmaya hiç de gerek yok.

DAEŞ’in son zamanlarda Avrupa’ya açıldığını görüyoruz, son Manchester ve (büyük ihtimalle DAEŞ tarafından yapılan) Londra saldırıları da bunların en acı örneklerinden biriydi. İslam’ın itibarını düşürmek adına kurdurtulan bu örgüt zamanla kontrolden çıkmaya başlayacaktır, nitekim bunun sinyallerini de vermeye başladı.

Son yıllarda IŞİD isimli örgüte İslam dünyasında DAEŞ denilmeye başlandı. DAEŞ örgütün Arapça kısaltması olmakla birlikte aynı zamanda da bir canavar ismi. Gerçekten de Kur’an’da barışı tavsiye etmeyenin, iyiliği yaygınlaştırmayanın cennete giremeyeceği yazmasına rağmen DAEŞ yaptıklarıyla tam anlamıyla eli kanlı bir canavardır.

Nereden bakarsanız bakın canavar olduğu apaçık ortada. Sadece Müslümanların gözlerinden bakınca değil Batı’nın gözlerinden bakınca bile canavarımsı bir şey olarak görülmeye başlandı. Hem de sıradan bir canavar değil romanlardan, filmlerden, tiyatrolardan bildiğimiz bir canavar olan Frankenstein’ın karakteristik özelliklerine birebir benzeyen bir canavar. Mevzubahis romanda canavarın yaratıcısı insanlıkta yeni bir dünya düzenini getirmek için bir yaratık yaratır, ne var ki bir süre sonra yaratıcısı yarattığı şeyden korkup kaçar ve hem iyinin hem de kötünün, hem Doğunun hem de Batının, hem hakkın hem de batılın kabusu haline gelir.

Tam da böyle bir şey DAEŞ. Onu kuranların amacı elbette ki bu değildi. Ancak, böylesine insanlıkdışı eylemler yapabilmek de sıradan bir insanın işi olamaz. Öyle ki PKK, YPG, PYD ve bilumum terör örgütlerinde militanlara yaptıkları işi meşrulaştıracak bahaneler sunulmaktadır. Dağda her türlü pisliğin içerisinde yüzen, her türlü pislikle yüzyüze olan PKK militanının amacı hürriyet olduğu gibi, DAEŞ’in amacı da güya İslam’a hizmet etmek. Tekrar ediyorum bu örgütün kurucusu gerçek amacın kesinlikle farkında, ancak militanlar düpedüz yalanla uyutulmaktadır ve en ufak bir kontrolsüzlük durumunda Manchester’dakine benzer bir saldırı kaçınılmaz olur. Belki Manchester ve Londra saldırıları da kontrollüydü ama eninde sonunda böyle bir örgüt ipini koparacaktır. Sadece Avrupa’yla da kalmayacak, Atlantik’in öbür tarafına da geçmeleri hiç işten olmayacaktır.

Tabi burada bize de büyük iş düşecektir. Frankenstein’ın sahibi ısrarla olaya müdahale etmemekte dirense de sahibinin çevresini uyandırmak bizim elimizde, çünkü ancak kitlelerin baskısıyla bir şeyler değişebilecektir. Her yerde, her platformda gerçek İslam’ı anlatmak bizim için bir misyondur. İngilizce yayın yapan gazete dergi vb araçlarda İslam’ın barış dini olduğu bütün bilimselliğiyle gün yüzüne çıkarılmalıdır. DAEŞ’in İslam’ı temsil etmesi işine gelenler, İslam’la ilgili yazdıklarımızı yalanlayacaklar, yalanlama gücü bulamayanlar ise yazdıklarımızı yüzsüzce çarpıtacaklardır. Ama onların bizim tepkimize karşı kayıtsız kalmadıkları gibi biz de kalmayacağız.

Sonuç, ya hep birlikte el ele verip bu işin üstesinden geleceğiz, ya da hep birlikte bu pisliğin içinde boğulacağız.

Yazarın Diğer YazılarıRamazan’a özel üç Kur’an okuma tarzıİslam’ın her iki dünyaya verdiği önemBilgisayar virüsleri ile antivirüsler arasındaki sosyolojik ilişkiYedirenk Uluslararası Öğrenci Buluşmalarının sosyokültürel değerlendirilmesiİslam’ın tamamlayıcı bir din olduğunun felsefi açıklamasıGüncel HaberlerBatı Trakya'da bayram coşkusu yaşandıSrebrenitsalı savaş mağdurlarından Hollanda kararına tepkiBulgaristan Başmüftü Yardımcısının eşi ve kızlarına saldırıYunanistan'da mafyanın gizli deposunda bir ton mücevher bulunduAtina'da Müslümanlar bayramı binaların bodrum katlarında karşıladı
© MİLLET MEDYA 2017 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech