LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Haftanın İçinden Kahve Sohbetleri 13422 Aralık 2011Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

SEN BİR YANA, BEN BİR YANA AZINLIK KALMIŞ KEL HASAN’A
Senelerce hep ağacın gölgesinde olmaya çalıştık güneş ışınlarından zarar görmeyelim diye. Senelerce hep o gölgesinden yararlandığımız ağacın dallarından evimizin damımızın çatısını yapmaya çalıştık üşümeyelim diye. Ama hiç o ağacın yerine koymadık kendimizi. Gölgesinde bu kadar insanı barındırmak onun için zor mu diye, hiç sormadık dallarını keserken canı acıdı mı diye. Gölgesinde toplanmayı bilirken, yapraksız döneminde  ağaçtan uzaklaşmak dürüstçe bir hareket midir? Gölgesi şimdilik yok diye dallarını kesmek doğru bir hareket midir? Biraz sorgulamamız gerekmiyor mu aslında kendimizi? Asıl içimizdeki ağacı bulmamız bu kadar mı zor? Karakter ağaç ise; Şan ve Şeref onun gölgesidir derler. Onun için de çoğumuz zaten bu gölgenin peşinden koşmaz mıyız? Oysa gerçek olan ağacın ta kendisidir. Biz bunun farkında değiliz. Şan ve şöhret peşinde koşarken bize o gölgeyi veren gerçek ağacı unuturuz hep, yan çizeriz karaktersiz hale geliriz. Çoğunluk için çalışmayı bırakın, azınlık için bile çalışmayız. Sadece kendimizi düşünür, etrafımızdakileri hiçe saymaya başlarız. Çünkü biz karakterimizi bir tarafa bırakıp şan ve şerefimizle uğraşırız. Elimize geçirdiğimiz telefon numaraları ile başkalarına gücümüzü göstermeye çalışırız. Kısacası namımıza laf söyletmez ama ana baba ve bacımızı ezdiririz. Bağrınırız belki ama o kadar, gerisi yok, gerisi lazım değil. Adı Birlik, o da sadece yazılarda ve bazı sözlerde kalıverdi. Birlik, beraberlik, azınlık. Aslında her şey güm güme dum duma, söylemek istediklerin ise tu kaka…

YUNANİSTAN, AZINLIK EĞİTİMİNE BAKIN NE YATIRIMLAR YAPIYOR?
Eğitim bakanlığının meclise sunduğu azınlık okullarının birleşimi konusuyla ilgili, daha iyi daha kaliteli bir eğitim öngörülüyor. 15-04-11 tarihinde çıkartılan öneri metninde sayın Diamandopulu, köylerde ve şehirlerde bulunan küçük okulların az olan öğrencilerini, yakın bir bölgedeki başka bir okula yerleştirilmelerini öneriyor. Böylelikle çıkarılan listede bütün öğrencileri misafir edecek olan okul her nedense M/KO kelimesinden muaf  tutuluyor. Tabii bu şimdilik sadece öneri. Okulların tabelaları daha değişmedi veya değişmeyecek de. Sadece okul müdürlerine gelen evraklardaki isimler değişecek belki de, olabilir, ama onun da kokusu büyük bir ihtimal bir kaç sene çıkmayacak. Ta ki Aristotelus Üniversitesinden özel Azınlık eğitimi kontenjanı alan öğrencilerin içinde, bir Hristiyan mezun çıkıncaya dek. Biz tabii ki sıramızla, bu şahsın hakkıyla bir Azınlık okuluna tayini çıktığında, ortalığı ayağa kaldıracağız. Hükümet de bize, 2011’de veya 2012’de çıkmış olan kanunu elimize sıkıştırarak, bunca senedir neden hiç bir şey demediniz, neden itiraz etmediniz diyecekler. Görmedik mi diyeceğiz, milletvekilleriniz var, onlarda mı dikkat etmemişler diyecekler haliyle. Hadi bak bakalım o zaman, çıkabilecekmiyiz işin içinden. Kıyaslaması kolay, Yunan ilkokullarında Azınlık ferdi öğretmenleriniz mevcut, bunun yanlış neresinde ki, demeyecekler mi bize? Tabii biz o zaman çıkıp ne diyeceğiz biliyor musunuız? Yahu Lozan anlaşması hiç bir şekilde hiç bir yasayla değiştirilemez. Onlar da zaten anlaşmayı bozmaya değil delik açmaya çalışıyorlar. Bir fıçı suyun üst bölümüne delik açıldığında alttaki su zarar görmez sadece fıçı zarar görür, ama bu delikler çoğaldığında bırakın suyun zarar görmesini, fıçının içinde su kalmaz. Asıl yapılmak istenen de bu değil mi zaten? Azınlık okulu gibi görünmeyen okulun Lozan’la ne ilişkisi olsun ki, öyle değil mi ama? Valla bilmiyorum ama, inşaallah günün birinde şimdi değil, beş altı sene sonra Necat yazmıştı demezsiniz. Tarih inşaallah yine beni yalancı çıkarır. Amin…

2012 ZOR BİR YIL OLACAĞA BENZİYOR
Bir taraftan Avrupa’nın kriz batağında oluşu, bir taraftan Avrupa Birliği dönem başkanlığını Güney Kıbrıs Rum kesiminin üstlenmesi 2012’de Türkiye’nin tam anlamda Avrupa’dan uzaklaşmasına sebep olacak gibime geliyor. Çünkü bu başkanlık olayının Türkiye tarafından protesto edilmesi, müzakerelerin ertelenmesine sebep olacak ki, Türkiye’nin bu durumda buna hiç zamanı yok. Artık sabrı da taşmaya başladı zaten. Gördüğüm o ki bardağı taşıracak son damla aranmakta. Peki Yunanistan bu ilişkilerin neresinde olacak? Valla bu durumda Avrupa Birliği ya Yunanistan’a daha çok yatırım yapacak, ya da İtalya biraz düzelmeye başladığı andan itibaren ikinci plana atacak. Herhalde Yunanistan yetkilileri de bunun farkına daha önce varırlar da, komşuları ile iyi iş ilişkilerini daha çok geliştirirler. Yoksa hepimizin haline cümle alem gülecek…

Bu hafta yorgunluk biraz daha fazla, çünkü yeni yıla girerken biliyorsunuz şirketlerde sayımlar olur, hesaplar yapılır, geçmiş olan yıl için harcamalar gözden geçirilir ya, bizler de ekstradan bu işlerle uğraştığımızdan gözümüze uyku girmez oldu. Hayat günden güne zorlaşıyor. Daha fazla kazancı bırakın, masrafları karşılayabilmek için harcadığımız zaman kazandığımız paradan daha fazla. Bu durumda ya 2 veya 3 iş yapacaksın, ya da yan gelip yatacaksın. Nasıl olsa çok kazandığımda çok harcıyorum misali, az kazanıp zenginler gibi yaşayabilmek en alâsı olsa gerek. İşte onu da burada bazıları yapabiliyor maalesef. Ne mutlu onlara ki, mübadele döneminde bu Garbi Trakya’da sadece onların dedeleri bırakılmış, diğerleri kırmızı Türk olsa ne olur? Kırmızıya tapsa ne olur? Neyse, bu hafta herhalde sıra fıkramıza  geldi.

Renk insanı değiştirir

Amerika'da bir fuar açılmıştı. Fuarda zencileri beyaza dönüştüren bir makine tanıtılıyordu. Denemek 10 dolardı. İki zenci fuarı gezerken bu makineyi gördüler ve denemeye karar verdiler. Birinin 11 doları diğerinin ise 9 doları vardı. 9 doları olan arkadaşına dönüp
-Sen 1 dolarını bana ver. Gidip birlikte beyaz olalım. dedi. Arkadaşı ise :
-Dur! Önce ben gireyim, deneyeyim. Eğer memnun kalırsam sana 1 dolarımı veririm. Sen de beyaz olursun. dedi.
Anlaştılar. Zenci gidip makineye girdi ve bir süre sonra beyaz olarak çıktı. Dışarıda kalan zenci duruma çok sevinmiş olarak arkadaşının yanına gidip :
-Hadi dedi. 1 doları ver ben de beyaz olayım.
-Hadi oradan pis zenci!  

Renkler ah renkler, karakteri de kişiğiliği de nasıl etkiler.

Bu haftalık da bu kadar değerli okurlar. Haftaya dek herşey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın Dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerYüksek Tahsilliler Derneği'nden lise öğrencilerine yönelik çevirimiçi söyleşiFransa'nın İslam düşmanlığına Arap ülkelerinden tepkiler devam ediyorBatı Trakya'da koronavirüs vakaları artıyorYunanistan'da günlük vaka sayısı bine yaklaştıMilletvekili İlhan Ahmet iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech