LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Selanik'teki mahkemeden geriye kalanlar17 Kasım 2017Necat Ahmetnecatahmet@gmail.com

Selanik yıllar sonra bu kadar kalabalık bir mahkemeye tanık oldu. Yüzlerce insan, makam gaspı suçlamasıyla İskeçe Savcılığı tarafından mahkemeye verilen Seçilmiş Müftü Ahmet Mete ve Gökçepınar imamı Erkan Azizoğlu’na destek vermek için, Selanik’e akın etti. Belki hepsi duruşma salonuna giremedi ama, en azından 5 saat süren mahkemede sanık sandalyesine oturtulan kişilerin yanında olduğunu bir kez daha ispat etmiş oldu.

Şimdi gelelim mahkemenin bende bıraktıklarına. Olaya biraz mizah katmadan tadı olmaz düşüncesiyle bir mizahçı gibi düşünüp şok etkisi yaratabilecek ve düşündürücü, hatta güldüren pozisyonlar ve konuşmalarla devam edelim.

İskeçe atanmış Müftüsüne sorulan sorularda, Ahmet Mete ile bir problem olmadığı ortaya çıktı. Bu olay mahkemeyi sevindireceğine üzdü. Ne İskeçe’de, ne de cenaze töreninde aralarında bir husumet geçmediğini dile getiren atanmış müftünün konuşmasından sonra, aslında Mete’ye destek verenlerin salonu terk etmesi gerekiyordu, çünkü aslında mahkeme açılacak bir durumun olmaması ortaya çıktığından mahkemenin düşmesi gerekiyordu. Ama savcı hanım buradan bir şey çıkmayacağını anladığı anda bayrak konusuna geçti. Askerin cenazesinde orada bulunan askerlerden sorumlu rütbeli subay da şahit olarak dinlenildi ve durum yine aşikardı. Yunan askeri ve subaylarının da köy imamı ve insanlarından şikayeti yoktu. Bayrak da gerektiği gibi askerler tarafından mezarlığa kadar taşınmıştı.

Peki sorun neredeydi? Savcı hanım bu sefer mevtanın üzerine konan Arapça yazılı yeşil örtüyü merak etmişti. Orada ne yazıyordu? Herhangi birinin bile bilmediği veya okuyamadığı bu yazıların anlamını subay nereden bilecekti?  Nitekim Yunan ordusunun da köylülerle ve imamıyla bir sorunu olmadığı ortaya çıkmıştı. Ama o zaman devletin tayin ettiği bir şahısa neden herhangi bir konuşma veya bir dua verilmemişti. Sorun asıl buradaydı. İslam dini sevgi ve kardeşlik dini olduğuna göre o zaman neden insan ayırımı yapılıyordu? Nitekim sonunda mahkeme asıl gücün halkın elinde olduğunu anladı. Asıl gücün bölge halkının elinde tuttuğu da böylelikle ortaya çıkmış oldu. Bunu tabii ki mahkeme de biliyordu ve Ahmet Mete’nin de dediği gibi ister istemez İslam’ı ve kurallarını öğreniyorlar söylemi de doğrulanmış oldu. Ama olmaz ki… Savcılığın açtığı bir dava cezasız sonuçlanamaz ki? Nitekim 10 dakikada 7 ay hapis cezasının yeterli olacağı kanaatiyle mahkemeyi sonuçladılar. Ve yine ne manidardır ki, sayın başbakanın 2 gün sonra Gümülcine’de halka hitaben yaptığı konuşmada, Müftülerin Şer’i haklarının sınırlandırılması ve gerekirse ellerinden alınması gerektiğini savundu. Her şey sırayla gidiyordu yani.

Mahkemede yaşanan istek dışı konuşma ve savunmalar ise insanı mutlu eder nitelikteydi. Mahkemeye İskeçe ve Gümülcine’de yayın yapan gazete ve haber portalının isimleri verildiğinde, savcı hanım bir tanesinin isminden rahatsız oldu ve hemen müdahalede bulundu. “Tourkika Nea”. Bu nasıl isim ya, böyle bir isim mi olur dedi. Ne demek Tourkika nea, tourkika simferonta’’ her şey tourkika mı?

Avukatımızın müdahalesiyle bu haber portalının bir Müslüman’a değil bir Hristiyan’a ait olduğu açıklandığında sesler kesildi. Biz de farkına vardık ki aslında sayın Karaiskos’a teşekkür etmemiz gerekiyormuş. Bizlere Türkçe düşünmeyi, Türkçe konuşmayı, Türkçe hareket etmeyi, Türkçe yazı yazmayı, hatta Türk’çe yaşamayı dahi hor görmediği ve bunların bu bölgede yaşandığını kaleme alıp da dillendiren ve hatta haber portalının ismine layık, Türkiye haberleri ile buradaki azınlık yazarlarının yazılarını aynı değerde tuttuğu, aslında rahatsız oldukları ile burada yaşayan insanların kimliklerini de bir şekilde ortaya çıkaran bu portalı bir kez daha tebrik etmemiz, yayın hayatında bu isimle daha fazla başarılara imza atmasını temenni etmemiz gerekiyormuş. Aslında bir bravoyu çoktan hak etmiş… Bravo…

Bunlar bende kalanlar, benim görmediğim sizde kalanlar var ise e-mail adresim

necatahmet@gmail.com

Bu düşünce ve dileklerimle yazıma son verir, güzel günlerin sizlerle olmasını temenni ederim.

Hoşça kalın dostça kalın…

Mega Lighting
SakburYazarın Diğer YazılarıDiktatörlük dönemine mi dönüyoruz?Ortaya bir karışık lütfenTaktik hep aynı taktik, tutmasa da yine aynıMaskeli balolardan maskeli hayata geçişMendeburlar dünyasıGüncel HaberlerKarabağ'da PKK'lılar Ermenistan'ın ilk savunma hattında görevlendiriliyorBrezilya'da Oxford'un Kovid-19 aşısı deneylerine katılan bir gönüllü doktor öldüErmenistan Başbakanı: Dağlık Karabağ konusu diplomatik olarak çözülemezAzerbaycan ordusu 21 köy ve 1 kasabayı daha işgalden kurtardıYunanistan Kovid-19 vakalarında en yüksek seviyeyi gördü
© MİLLET MEDYA 2020 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech