LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Dünyaya yeni bir elbise biçmek veya haritayı değiştirmek isteyenler14 Eylül 2012Prof. Dr. Osman Eskicioğlu

Birçok kimsenin bildiği gibi dünya, elips biçiminde olan iki merkezli bir yörünge üzerinde durmadan dönüp dolaşmaktadır. Bu bize sanki iki kutuplu bir dünyayı dile getirmektedir. Birinci merkezde veya kutupta İMAN bulunur, ikinci kutupta ya da merkezde ise KÜFÜR bulunur. İman da küfür de Allah tarafından yaratılmış ve insanlar bunlardan birisini seçmeye davet edilmiştir. Böylece iki kısma ayrılan insanlar, iyi ve kötü kişiler olarak birbiriyle durmadan savaşmaktadır. İyiler ve iyilikler doyma haline geldiği zaman dünyada hak, hukuk ve adalet vardır, kötüler ve kötülükler doyma durumunda ise yalan, dolan ve zulüm vardır.

Bize göre tarım toplumu, sanayi, bilim ve teknoloji toplumu ve bilşim çağına göre daha adil ve daha çok insani idi. Ama bu rönesans medeniyeti fizik, kimya, astronomi ve biyoloji alanına zulmedemiyeceği için sanki onlara uymuş gibi gözükmektedir. Ancak dikkatli baktığımızda hayvanların, hatta bitki ve cansızların bile sömürüldüğü görülmektedir. Daha fazla ürün versin diye ilaçlanan toprak, geceleri güneş yerine yüksek voltajlı ışıklar altında tutulan tavuklar ve kendilerine suni yem adı altında et-sakatat ve ona benzer katkılar yedirilen danalar bunun küçücük örnekleridir. Bunlar birer zulüm olmakla beraber bu batı medeniyetinde asıl zulme uğrayan insan olmuştur.

Artık bu dünyanın ömrü sona doğru gelmektedir. Çünkü zulüm abad olmaz. Dünyanın tavanı çatırdamaktadır, kulakları duyarlı olanlar bu sesleri işitiyorlar. Ama ne çare ki, korkunun ecele faydası olmadığı gibi, çöküşü seyretmek insana bir şey kazandırmaz. Bu durumda yapılacak şeyi bilmek gerekir.

Bu dünya bedeninin üzerindeki elbise eskimiştir. Bu elbise yenilenmelidir. Bu elbise kainat kitabını yeniden okumadan ve bu okuyuşun alfabesini ve kitabını yeniden yazmadan yenilenemez.

Osmanlıyı yıkan konjonktür, dinin yanında bilime önem vermemesi olmuştur. Yani Osmanlı medeniyetini yıkan şey, batının bilim ve teknoloji ile meydana getirdiği sanayi ürünleri ve savaş aletleri olmuştur.

Şimdi ise bilim ve teknoloji var, medeniyetin fiizk gücü var; ama bu medeniyet, insanı sömürdüğü ve onun kişiliğini bile bölüp parçaladığı ve kısıtladığı için insanı iki ayaklı hale getirmiştir. Ama bu dönemde bitmek üzeredir.

Çare ise, bugünkü eksik olan dini yerine koymak olacaktır. Promlem dinidir, ama bu işi yapacak da ancak Müslümanlardır. Fakat bu yeni elbiseyi dikecek olan terziler de ancak İslam âlimleri olmasına rağmen ben şahsen bugün Türkiye başta olmak üzere bir ışık göremiyorum. Başka çare de yoktur, ya Müslümanlar nasihatla uyanacaklar ya da musibetle yola geleceklerdir. Her türlü riski biz bu arada üzerimize alarak bunları söylüyoruz.

Bu medeniyeti ellerinde tutanlar ise arap baharı adı altında haritayı değiştire dursunlar. İnşallah gelmekte olan ilahi mevsimin yardımıyla Türkiye’ye bir şey olmayacak, ama Türkiye, devlet ve millet olarak İslâm’ın dini yönünü sadece Müslümanlara bırakarak, İslâm’ın toplum, devlet ve düzen yönünü ise bir program ve proje olarak, tüm insanlığa sunmaları gerekir. Bunu yaptığımız zaman 8 milyar insanlık özgürlüğüne kavuşmuş ve insanlığını yaşar hale gelecektir.

Yazarın Diğer YazılarıNamaz bizlere ne öğretiyor?‘Ne yapalım, alın yazım böyleymiş…’Millet ve ümmet bilinciKültür hala geçerli midir?Para karşılığı din satan kişileri dinlemeyinGüncel Haberlerİdadiye Okul Aile Birliği seçimleri yapıldıGravanis, Gümülcine Belediyesi için başkan adaylığını açıkladıMillet Gazetesi İstanbul'da düzenlenen Filistin toplantısına katıldıSuudi Arabistan'a giden Gabon Cumhurbaşkanı kayıpAB savunma alanında bağımsız aktör olmaya hazırlanıyor
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech