LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
II. Meşrutiyetin Yunanistan'a yansımaları10 Ocak 2018Harun Halilharunhalilgr@gmail.com

Osmanlı İmparatorluğu'nun II. Meşrutiyeti ilan etmesi ile Osmanlı meclisi açılmıştır. Yunanistan açısından olumlu bir algı oluşturmuştur. Çünkü meclisin açılmasıyla Rumlar milletvekili olarak kendi tebaalarını temsil edebileceklerdi. Yunan medyasında II. Meşrutiyet  Osmanlı Devleti dahilinde yaşayan gayri müslimlere daha çok hürriyet ve haklar verileceği algısı oluşmuştur. II. Meşutiyetin ilanı ile özerk bir statüye sahip olan Girit adası Yunanistan'a bağlandığını resmi olarak ilan etmiştir.

1909 yılında Sultan II. Abdülhamid Han tahttan indirilmiştir. Sultan II. Abdülamid Han'ın hal edilmesinin ardından Yunan  hükümeti II. Meşruiyetin ilanında aktif rol oynayan ittihat ve terraki cemiyeti ile iyi ilişkiler kurmak arzulamaktaydı. Ancak Rum Ortodoks Patriği Patrik III. Yoakim ittihat ve terrakki cemiyeti mensuplarının milliyetçi duygular beslediğini dolayısıyla Rumlar için tehlikeli olduğunu ifade ederek II. Meşrutiyete karşı tavır almıştır. Hatta Yunan hükümetine patrikhanenin yetkilerinin sınırlandırılacağı uyarısında bulunuyordu.

1. Meşutiyet Yunanistan'daki subaylar için bir prototip teşkil etmiştir. Elefterios Venizelos etrafında toplanan birtakım subaylar Yunanistan kralı II. George ve Yunan hükümetinden bazı taleplerde bulunmuşlardır. Ülke idaresinin erdemli ve dürüst olmasını, adaletin çabuk, eşit ve sınıf ayrımı yapılmadan tarafsızca dağıtιlmasını, eğitimin halkın ihtiyaçlarına ve askeri gereksinimlere yarayacak şekilde düzenlenmesini, sivillerin yaşam, şeref ve servetlerinin teminat altına alınmasını ve devletin gelirlerle giderlerinin mantıklı bir şekilde düzenlenmesi sayesinde ülke ekonomisinin geliştirilmesi talebinde bulunmuşlardır.

Subaylar Atina'nın doğu banliyölerinde Gudi'de 15 Ağustos 1909 yılında sabah saatlerinde toplanmışlardır. Subaylar askeri ittifak programının kabul edilmesini, programın yasalaştırılarak uygulanmasını, parlementonun feshedilmesini, darbeye katılan asker ve sivillerin takibata uğramaması, komplocu olarak suçlanarak emekliye sevk edilen 7 subayın yeniden göreve getirilmeleri ve darbeye karşı çıkanların cezalandırılmasını istiyorlardı. 16 Ağustos'ta af kararnamesi çıkartılarak Gudi darbesi sona ermiştir.
Yazarın Diğer YazılarıSultan II. Abdülhamid’in Sofulu’daki izleri – ISultan II. Abdülhamid’in Drama’daki izleri - ISultan II. Abdülhamid’in İskeçe’deki izleri-1Sultan II. Abdülhamid’in Dedeağaç’taki İzleri – ISultan II. Abdülhamid’in Gümülcine’deki NişanıGüncel HaberlerKireççiler Azınlık Türk İlkokulundan Eylem Kararıİskeçe Türk Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği'nden "Azınlık Eğitimi" için verilen mücadeleye destekAB'de 'tek saat uygulaması' sorun olduAdalardaki sığınmacı çocuk sayısında yüzde 32'lik artışABTTF yabancı uzmanların katılımıyla Batı Trakya’ya çalışma ziyareti düzenledi
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech