Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
Fiziksel ölüm ve duygusal ölüm08 Şubat 2018Salih Canbazscanbaz97@gmail.com

Ölen bir yakınına üzülür insan, neden üzülür? Tarih boyunca süregelen bir gelenek olduğu için mi? O halde ilk ölüm olayında insanlar neden üzülmüştür? Çünkü ölen kişi artık yoktur. Alışılan, sürekli vakit geçirilen kişi yoktur. İnsan yine aynı sebeplerden dolayı ölmekten korkar. Korkar, çünkü yok olacaktır. Aynı sebeplerden korkar dedik, bu sebepler sahip olduğunu kaybetmenin çatısı altındaki sebeplerdir. Var olmak sahip olduğumuz en muazzam özelliğimiz değil midir? Peki yok olmak, yani en muazzam özelliğimizi kaybetmek nedir?

Ölmek, dünyevi açıdan bu kadar kötü olduğuna göre bir de öldürmeyi düşünün. Öldürmek, ölmenin aksine sadece fizik dünya için değil, metafizik dünya için de korkunçtur. Fizik dünya için neden korkunç olduğunu iyicene anlattık, metafizik dünya için de korkunçtur, çünkü misyonu olan bir insan işinden alıkonulmuş oluyor. En basitinden film izleyen insanı rahatsız etmek bile hoş karşılanmazken, dünyada bir misyonu olan insanı öldürmek kimin ne haddinedir, misyonunun farkında olmasa bile.

Belki ileride vazifesinin farkına varacaktı ve o, bu hakkından mahrum bırakılıyor. Farkına varma ihtimali olmasa bile, tembellik içinde hayat süren insanı iyice uçuruma sürüklemek neden?

Bir de duygusal ölüm vardır. Terk edilmek, dışlanmak, kovulmak veya ayrılmak. Hepsi ölümün insan üzerinde bıraktığı duygulardan ötürü birer ölümdür, zira terk edilen insan da sahip olduğu bir şeyden mahrum bırakılmıştır, mahrum bırakıldığı gibi birinin hayatında artık olmayacaktır. Uzun lafın kısası, duygusal ölüm de korkunç bir şey.

Peki öldürmek, yani terk etmek, dışlamak, kovmak veya ayırmak nedir? Kabul edelim, fiziksel cinayet kadar kötü değildir, birinde insan her şeyini geride bırakır, diğerinde belki onda birini. Ama yine de kaybeder. Ve gariptir, insan her hatasında olduğu gibi bu hatasında da meşrulaştırıcı bahane aramaya koyulur. O meşrulaştırıcı bahane her ne olursa olsun, kişi kendini evliya da görse aslında bir katildir, hangi sebepten dolayı öldürmüş olursa olsun. Yine fiziksel cinayeti hatırlayalım, insan ileride yapabileceği her hayırdan mahrum bırakılıyor. Bir meşrulaştırıcı bahane misali olarak “kredisini tüketti” deniliyor. Allah katında bile kredi tükenmiyorsa, birine kredi vermek bizim ne haddimize?

Hülasa, başkasını öldürdüğü gibi kendisini de öldürmüştür. Kendisini öldürmüştür, yani yaradılışından süregelen şevkatini, merhametini ve hikmetini öldürmüştür. Sonuç olarak hem kendisini hem de ötekini de öldürerek, mantıken herkesi öldürmüş durumuna düşer.

Yazarın Diğer YazılarıAristoteles’ten günümüz ırkçılarına bir dersİslam Medeniyeti’nin ahlak anlayışı karşısında Amerika ve adaletFelsefenin savaşlara etkisiNeden herkes birbirini dövüyor?Batı Trakya’da son iki senenin (2016-2017) intihar raporuGüncel Haberlerİsrail'den Gazze'ye topçu atışıyla saldırıTürk Başbakan Yıldırım, YDP Başkanı Miçotakis'i kabul ettiİsveç'te taş devrine ışık tutacak mezar bulundu'Bize saldıranlara Osmanlı tokadını atarız'Avustralyalı Türklerden Mehmetçik'e destek
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech