Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
Yaşanılan Saatler22 Şubat 2018Doğuş ŞÜKRÜdogussukru123@gmail.com

Sabah'ın 08:55'inde pencereden dışarıyı seyrediyordum. Benim gibi bir sürü insan gözüme ilişti. Hepsi bir yerlere gidiyordu, acayip bir hareketlilik...

Kimisinin aklında gitmekte olduğu yer, kimisinin gördüğü güzel rüya, kimisinin de hiçbir şey. Sadece sabahın o çıplaklığıyla kendisini öylece hayatın akışına kaptırmış ve yürüyor. Bazıları da halen uykularda, neler olup bittiğinin farkında bile değiller.

Bu sırada "Erken kalkan yol alır" atasözünün ne demeye getirdiğini bir hayli düşündüm. Öyle bir neticeye vardım ki; şaştım doğrusu. Böyle bir şey olamaz, diye söylendim kendi kendime.

Bu zamanda erken kalkan çok fakat yol alan yok. Kalkışımız sadece madden olmuş galiba. Vücudumuz kalkmış olmasına rağmen beynimiz hala uykuda. Bunun tam tersini düşünecek olursak; hani bazen olur ya, yataktan kalkmak isteriz ama kılımızı bile kıpırdatamayız ama uyanık olduğumuzun farkındayızdır. Hee işte o vakit vücudumuz uykuda ama beynimiz uyanık; dehşet bir ruh hali...

Bizim adamakıllı kalkınabilmemiz için farklı şeyler gerekiyor belki de. Bizi yalancı kalkışta bırakmak isteyenler, daha açık konuşmak gerekirse delirtmek isteyenler önümüze dehşet entrikalarla çıkarak bizi sürekli yolumuzdan şaşırmak istiyorlar. Bu tip insanların ne zaman, nerede ve nasıl karşımıza çıkacağını bilemeyiz.

Bilgelerimizden biri şöyle der: "Haberlerin hızla yaygınlaştığı zamanda yumuşak olmak gerekir; bu durumlarda agresif hareket edilmemeli. Yalnız düşünerek hareket edenler; yalancıların tertiplerinden kurtulma şansları vardır."

"Tabii ki ben de öyleyim zaten; düşünmeden hareket eder miyim hiç?" hemencecik demişizdir bile. Ancak falanca arkadaşın filanca arkadaşın için "O şöyledir böyledir, tehlikelidir ondan uzak dur, gecenin köründe yabancı birinin arabasından indi" dediği vakit hemen inanmaktan geri durmayız. İnanmakta acele ediyoruz. Kanaatimce zaafımız da bundan kaynaklanıyor. Zalimin bizi avlamak için önümüze döktüğü süslü püslü yemlere kendimizi çok çabuk kaptırabiliyoruz.

Gerçeği bulmak istiyorsak her şey ustasına sorulacak, bedeller ödenecek; ispatlanmış bir şekilde onun öyle olduğunu göreceğiz ve ancak sonra kesin bir hükme varabilecek duruma gelmeliyiz yoksa mışlı müşlü söylentilerden hepimize gına geldi... İnsansa, kendine güveniyorsa konuşsun. Bir kimsenim susması konuşmasından daha güzelse; konuşmasının ne değeri var? Ya da bir kimsenin konuşması susmasından daha güzelse; susmasının ne hikmeti var?

Şartlar ne olursa olsun herkese hakkettiği değer verilmeli. Çok fazla optimist olmak enayilikle eşdeğer seviyeyi kabul ediyor olmak demektir.

Uzun lafın kestirmesi; yalanların hızla dedikodulaştığı günümüzde; dilini tutmak en çok istenilen şeydir. Bir meseleyi "Biliyoruz" diyorsak onu ayrıntılarıyla bilmeliyiz. Sanmak ve bilmek iyi ayırt edilmeli. Hayatı ve dolayısıyla insanı anlayabilmek yaşanılan saatlerle mümkündür.
Yazarın Diğer YazılarıUçuş Modu - 4Uçuş Modu - 3Uçuş Modu-2Uçuş ModuSeni UnutmayacağımGüncel HaberlerTütün zararları ile ilgili rapor bakanlığa gönderildiEyalet Başkanlığında "kurban kesimleri" konusu görüşüldüBatı Trakya'da müftü seçimi konusunda birbirini tutmayan açıklamalarTürkçe Yaz Okulu'nda gençler Türkçelerini geliştiriyorİki Yunan askerinin tutukluluğu devam edecek
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech