LogoAna sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıMillet NewsGiriş Yap
Tatlı Telaş24 Mart 2018Doğuş ŞÜKRÜdogussukru123@gmail.com

İşte; günler böyle geçiyor. Fakat her insana farklı sonuçlar doğurabiliyor. Bir tarafta kendini idealine, tatlı telaşa adayanlar varken, diğer tarafta kendini rüzgârın akışına bırakan insancıklar.

Küçük düşünenler hiçbir zaman büyüyemezler; bedenen büyürler ama fikren hep başkalarının büyük düşüncelerinin içinde küçücük bir nokta olarak kalırlar.

Hayat her gün beni yeni bir sürprizle karşılıyor.Hatta daha geçtiğimiz günlerde bunlara unutamayacağım bir yenisi daha eklendi. Nedir o diye merak ettiniz galiba, fazla dolandırmadan dolayacağım sözümü merak etmeyin. Arkadaşım aklıma geldi birdenbire. Çay bahçesinde oturuyorduk böyle, çaycının tepsisinde son bir çay kalmış bağırıyor: "Yok mu çay isteyen?"diye. Arkadaşım "Ben isterim" dedi. Çaycı bıraktı çayı masaya. Ancak tepside sadece bir çayın kaldığını görünce arkadaşım; "Al bu çayı, dolandırdın dolandırdın bana veriyorsun"dedi. Müşteri her zaman haklı mıdır?

Bilmem...

Peki ya çaycının kalbi. Ne söylesen dokunulmazlığı mı var?

Hani nezaket; hani ilgi; hani samimiyet...

Nerede kalmıştık? Bir yerlerde dolanıyorduk sanki. Ama ben dolanmayacağım demiştim lâkin bazen istemsiz dolanıyoruz işte. Lafı dolandırmamak için kendimizi mi dolayalım yani...

Sürpriz şuydu; bir büyüğümüz yanımda oturan genç arkadaşa sordu; "Şimdi nerede olmak isterdin?" diye. Arkadaşımın cevabı; "Şimdi her şeyin bitmiş olmasını, bir an önce bu senelerin geçmesini ve hayatımın sonunda olmak isterdim" gibi bir cevap verdi.

"Nasıl yani?" dedim kendi kendime? Hayatı böyle vakit geçsin diye yaşayan insanlar mı varmış? Pusulasını kaybetmiş kaptanın gemisi nasıl ki batmaya hazır vaziyettedir kızıl elmasını da şaşırmış bu insanlık da; böyle tehlikeli sularda yüzmeye devam ederse sonucu hiçte iyi görmüyorum.

Bu tip insana naçizane tavsiyem şudur ki; bir an önce harekete geçip gözlük modelini değiştirsin. Aynı gözlükle hayata bakmaya devam ederse, güneşe çıplak gözle bakan insan gibi kör olacaktır. Sadece ve sadece zaman geçsin diye yaşayacaktır. Böyle bir hayatla bir ömür nasıl geçer ki?

Biz, kör gözlüğü takmakta ısrar edenlere pek bir şey yapamayız. Çünkü her insan hayatını kendi yaşar, en yakın dostu bile belli bir mesafeye kadar yaklaşabilir. İnsan, yapacağı işleri yapmadan önce ne tür sonuçlar ortaya çıkaracağını da düşünmelidir. Düşünmeden harekete geçmemelidir. Zaten ne oluyorsa düşüncesizlikten olmuyor mu?

En iyisi tatlı bir telaşın içine girerek; kendimize boş vakit bırakmamalıyız. Sürekli bir şeyler düşünerek; yeni yeni projelerin içinde olmalıyız. Kendimizi yetiştirmeyi, yenilemeyi öğrenmeliyiz.

Bana "Sen kimsin ki; bana akıl veriyorsun?" demeyen ama öyle diyormuş gibi bakan insanlar çıkıyor bazen karşıma. Yok yok birader; öyle değil. Ben kimseye o demeye getirdiğinden yapmaya çalışmıyorum. Sadece kendimi tatlı bir telaşın içine atarak hayatı yaşanabilir bir yere çekmeye çalışıyorum ve bu işten en az zararla, en fazla da güzellikle nasıl çıkacağımı planlıyorum.
Yazarın Diğer YazılarıUçuş Modu - 7 (Son)Uçuş Modu-6Uçuş Modu - 5Uçuş Modu - 4Uçuş Modu - 3Güncel HaberlerGökçeler Türk Azınlık İlkokulu eyleme katılma kararı aldıMaduro'nun Diriliş Ertuğrul ve Osmanlı hayranlığıBilinen en eski hayvan fosili bulunduSusica toplama kampı kurbanları unutulmadıErbaş: Din eğitimi olmadan din hizmeti olmaz
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech