Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
"Adalet tecelli edene kadar hukuk mücadelesine devam"31 Mart 2018İskeçe Türk Birliği’nin (İTB) 35 yıllık hukuk mücadelesi ve Yunanistan tarafından 10 yıldır uygulanmayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı, İskeçe’de düzenlenen konferansta ele alındı. Davanın siyasi olduğu ortak vurgusunun yapıldığı konferansta, İTB Başkanı Ahmetoğlu "Adalet tecelli edene kadar hukuk mücadelesine devam..." sözleriyle kararlılık mesajı verdi.

İskeçe Türk Birliği’nin düzenlediği konferans 30 Mart Cuma günü İskeçe’deki Elisso Otelinin konferans salonunda yapıldı. Etkinlik, AİHM’in, İTB’nin yanı sıra Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği ve Meriç İli Azınlık Gençler Derneği’yle ilgili verdiği kararın onuncu yılını tamamlaması nedeniyle gerçekleştirildi. 

İTB Asbaşkanı İsmet Tüccar’ın sunuculuğunu yaptığı konferans selamlama konuşmalarıyla başladı. Konferans öncesi İskeçe’deki tek Türk azınlık belediyesi olan Mustafçova Belediye Başkanı Cemil Kabza, DEB Partisi Genel Başkanı Mustafa Ali Çavuş, Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek ve İskeçe Müftüsü Ahmet Mete birer selamlama konuşması yaptı. Konuşmacılar İTB’nin hukuk mücadelesinin önemine vurgu yaparak, on yıldan bu yana uygulanmayan AİHM kararının uygulanması gerektiğini belirttiler. 

İskeçe’deki etkinliğe Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Murat Ömeroğlu, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, Çınar Derneği Başkanı Cengiz Ömer, Eyalet Meclis Üyesi Hüseyin Mehmet Usta, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’ni temsilen Sevtap Hint, Ankara’daki Batı Trakya Türk Birliği Başkanı Ahmet Salihoğlu ve diğer davetliler katıldı. Konferansta yapılan konuşmalar Türkçe ve Yunanca olarak simultane tercüme edildi. 

YUNANİSTAN İTB'Yİ SİYASİ NEDENLERDEN DOLAYI KAPATMIŞTIR
İTB Başkanı Ozan Ahmetoğlu’nun yönettiği konferansın ilk bölümünde konuşan eski İTB Avukatı Orhan Hacıibram, 1983 yılında derneğin tabelasının indirildiği günden itibaren başlayan süreç hakkında bilgi verdi. Hacıibram, İTB konusunda Yunanistan'ın takındığı haksız tavrın siyasi olduğunu ve İTB'nin kapatıldığı tarihin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin ilan edildiği tarih olduğunun altını çizerek, bu anlamda Batı Trakya Türklerinin günah keçisi seçildiğini ve siyaseten bunun faturasının Azınlığa kesildiğini belirtti. Yunanistan’da 35 yıl süren benzeri bir davanın olmadığını vurgulayan Hacıibram, 2008 yılında AİHM'nin kararından sonra yaptığı inceleme sonucunda medeni usul kanununun 758. maddesine göre AİHM kararının uygulanması ve derneğin resmiyetinin iadesi için İTB adına dava açıldığını söyledi.
2017 Ekim ayında hükümetin çıkardığı yeni yasanın da aynı maddeye dayandığını söyleyen Hacıibram, tarih bizi haklı çıkardığı için ve burada bu hakikatleri dile getirmiş olmaktan çok mutluyum, diyerek sözlerini tamamladı. 

MAHKEMEYE BAŞVURDUK, ADALETİN TECELLİ ETMESİNİ BEKLİYORUZ
İTB Avukatı Ahmet Kara ise konuşmasında, 2008 yılında açıklanan AİHM kararı sonrasındaki hukuk süreci hakkında bilgi verdi. Olayın hukuki ve siyasi olmak üzere iki sürece ayrımak gerektiğini belirten Kara, 2017 Ekim ayında kabul edilen yasanın yapılan müdahaleler nedeniyle kötü bir yasa haline geldiğini kaydetti. Kara, yasanın ardından İTB hakkındaki kapatılma kararının düzeltilmesi ve derneğin resmiyetinin tanınması için yapılan başvuru üzerine 9 Şubat’ta Trakya İstinaf Mahkemesi’nde görüşülen davanın sonucunun merakla beklendiğini ifade etti. İTB ile ilgili tüm gelişmelerin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne iletildiğini de dile getiren Kara, Hacıibram'ın "dava siyasidir" sözlerine vurgu yaparak sözlerini bitirdi. 

AVRUPA'DAN BASKI OLMAZSA YUNANİSTAN'IN KARARI DEĞİŞMEZ
Diğer bir konuşmacı ise Helsinki İnsan Hakları İzleme Komitesi Yunanistan Gözlemciliği Temsilcisi Panayotis Dimitras’dı. Konferansa Atina’dan katılan Dimitras, İTB’nin Yunanistan’ın iddia ettiği gibi kamu düzenine aykırı olmadığını belirterek, AİHM’nin, kararında bunu açıkça vurguladığına dikkat çekti. Dimitras, 2017 Ekim ayında çıkartılan yasanın ise AİHM’nin kendisini mahkum ettiği gerekçeleri tekrarladığını ve bunun kötü bir yasa olduğunu vurguladı. Ekim ayında çıkartılan yasanın Yunanistan’a biraz daha zaman kazandırmaya dönük olduğunu kaydeden Dimitras, dört azınlık milletvekilinin de yasaya “hayır” oyu vermesinin önemli olduğunu belirtti. 

İTB ve diğer azınlık davalarıyla ilgili AİHM kararlarının uygulanması için siyasi baskı yapılması gerektiğini anlatan Dimitras, “Yakın gelecekte Yunanistan'ın İTB konusundaki hukukdışı tutumunun değişeceği konusunda ümitvar değilim. Dışarıdan bir baskı olmazsa değişen bir şey olacağını sanmıyorum. Dolayısıyla bu baskının sağlanması gerekiyor.” dedi. 

DAVA DÜNYAYA DUYURULARAK SİYASİ BASKI OLUŞTURULMALIDIR
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı Arık da konuşmasında ABTTF olarak İTB davasının takip edilmesi konusunda yapılan çalışmaları anlattı. Melek Kırmacı, “Yunanistan, İTB kararını uygulamak için formül arıyorum şeklinde bir argüman sürüyor ortaya. Bunu 10 yıldır tekrarlıyor. İTB konusu örgütlenme özgürlüğüyle alakalı bütün toplantılarda dile getiriliyor. Biz ABTTF olarak katılabildiğimiz tüm uluslararası platformlarda azınlığın yaşadığı sorunları anlatıyoruz. Ancak İTB konusunun artık siyasi bir konu haline getirilmesi gerekiyor. Çok iyi bir şekilde uluslararası platformda takip edilmesi ve siyasi baskının kurulması şart. Avrupa Konseyi Bakanlar Konseyi'nde bu konuyu defalarca getirdikten sonra orada bizlere bu konunun siyasi olduğunu ve bunun dünya kamuoyu nesdinde tanınacak duruma getirilerek sonuç elde edlimesi gerektiği ifade edildi.” diye konuştu. 

AZINLIKLA İLGİLİ KONULAR SİYASİDİR
Avukat Halil Mustafa ise konferansa Yunanistan İnsan Hakları Birliği’ni temsilen katıldı. Birliğin yönetim kurulunda yer alan Halil Mustafa, aslında Ekim ayında kabul edilen yasaya gerek olmadan da AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini söyledi. Azınlıkla ilglili konuların siyasi hale getirildiğine dikkat çeken Mustafa, “Öyle ki Ekim ayında çıkan ve AİHM kararlarının Yunanistan tarafından uygulanması için hazırlanan yasa, İTB yasası olarak anılıyor. Aslında yasaya sonradan eklenen maddelerle bir anlamda ‘isterseniz bu başvuruyu reddedebilirsiniz’ deniyor. Eğer yargıçlar hukuk ile karar verirlerse yasadaki kısıtlamalar hiç bir şey ifade etmez.” dedi. 

YUNAN TOPLUMUNDA TÜRK KİMLİĞİ BİR TEHLİKE OLARAK GÖRÜLÜYOR 
Diğer konuşmacı olan gazeteci Damon Damianos da konuşmasında ortalama bir Yunan vatandaşının azınlığa ve İTB’ye bakış açısını anlattı. Yunan toplumunun korkularından kurtulamadığını belirten Damianos, toplumun çoğunluğunun Türk azınlığın varlığını bir tehlike olarak gördüğünü söyledi. Azınlığın haksızlığa uğradığını ve sonuçta azınlığa kimlik dayatıldığını vurgulayan Damionas, 90 sonrasında önemli adımlar atılmasına rağmen, kimlik konusunda diyalog bile yapılamadığına dikkat çekti. Damianos, "Azınlığın Müslüman kimliği ön plana çıkarılırken ve hatta teşvik edilirken, Türk kimliği görmezden geliniyor. Bu bilinçli olarak yapılmaktadır. Bununla Azınlığın etnik kimliği örtbas edilmek isteniyor. Türk kimliği ne yazık ki Yunanistan'da çok önyargılı ve düşmanca karşılanmaktadır. Bu da benim gibi farklılıktan korkmayan ve bunu zenginlik ve dostluk köprüsü olarak gören Yunan kökenli çoğunluk vatandaşlar için de üzücü ve sıkıntılı bir durumdur." sözleriyle ülkede Türklere yönelik bakışı yansıtmaya çalıştı.  

İTB'NİN KAPATILMASI TÜRK KİMLİĞİYLE ALAKALIDIR
Son konuşmacı olan BAKEŞ Genel Müdürü Pervin Hayrullah, İTB davasının tarihi bir olgu olduğunu anlattı. Davanın genel Batı Trakya Türk azınlığına bakış açısından soyutlanamayacağını kaydeden Hayrullah, “Bunun Türk kimliğiyle yakından alakalı olduğunu biliyoruz.” dedi. Pervin Hayrullah 20 yıla yakın bir süredir azınlık sorunlarını uluslararası platformda anlattığını belirterek, İTB davasının tüm uluslararası toplantılarda dile getirildiğini söyledi. Pervin Hayrullah bu alanda yayınlanan raporları anlattı. 

ADALET TECELLİ EDENE KADAR MÜCADLEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ
Oturum Başkanı Ozan Ahmetoğlu etkinliğin sonunda yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın on yıldır uluslararası hukuk kararlarını uygulamayı reddettiğini hatırlattı. Konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür eden Ozan Ahmetoğlu: “Ülkemiz Yunanistan’ın demokrasisi AİHM kararlarını uygulayabilecek cesareti göstermelidir. Biz bunu istiyor ve bekliyoruz. İskeçe Türk Birliği olarak ve Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı olarak hukuktan, demokrasiden ayrılmadan bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Ta ki adalet tecelli edene kadar.” sözleriyle konferansı noktaladı.
Diğer HaberlerTerörist İsrail, ölüm yağdırmaya devam ediyorOscar ödüllü Natalie Portman, İsrail'in ödülünü reddetti'Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne İsrail aleyhinde üç dosya sunuldu'AB'den İsrail'e tepkiYTB'den Türkiye dışında oy verme işlemi açıklaması
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech