Cinar FM
Çınar FM Dinle
Ana sayfaHaberlerSporBatı TrakyaYunanistanTürkiyeDünyaKöşe YazılarıGiriş Yap
'Vakıfların ve Müftülüklerin sağlıklı yönetimi için müftü seçimleri gereklidir'08 Mayıs 2018Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada Batı Trakya’daki müftülüklerin, seçim yapılarak sağlıklı bir yönetime kavuşturulması gerektiğini söyledi. Şerif, bunun azınlıkla diyalog halinde hayata geçirilebileceğini kaydetti.

Müftü İbrahim Şerif, Müslüman vakıflarında seçimle iş başına gelen idarecilerin görevden alınıp yerlerine atanmış kişilerin getirilmesiyle Müslüman cemaatin kendi kurumlarının idarecilerini seçme hakkından mahrum bırakıldığını belirterek, azınlık toplumunun bundan büyük rahatsızlık duyduğunu söyledi. 

Vakıflar Haftası nedeniyle Gümülcine, Dedeağaç ve İskeçe’deki Müslüman vakıflarının durumunu Anadolu Ajansı'na (AA) değerlendiren Şerif, vakıflara idareci atama uygulamasının “1967 Albaylar Cuntası” döneminde başladığını anımsattı. 

Şerif, Yunanistan'ın 1974’te tekrar demokrasiye geçmesinden sonra da sürdürülen idareci atama uygulamasının günümüze kadar devam ettiğini vurgulayarak, “Vakıflarımızın geleceği konusunda büyük endişe duyuyoruz.” dedi. 

Batı Trakya’da, Osmanlı döneminden kalan vakıfların idarecilerinin, anlaşmalar gereği Müslüman Türk azınlık tarafından belirlenmesi gerektiğine işaret eden Şerif, bu kurumların mal varlıklarının, bugünkü idare şekliyle gerçekten maksadına uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığının tam olarak bilinmediğine değindi. 

Şerif, 1967 cunta döneminden itibaren vakıfların devlet tarafından atanan kişilerce yönetildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: 

"1967 cunta dönemine kadar azınlığın vakıflarının idaresinde seçimle belirlenmiş kişiler bulunuyordu. Şu anda devletin tayin ettiği kişiler bulunuyor. Azınlık bu kişilere hiçbir zaman itibar etmedi ve neler olup bittiğini sormadı. Belki de soramadı. Dolayısıyla da azınlık vakıfları üzerinde şu anda neler olup bittiğini bilmiyoruz. Ben şahsen, şu ana kadar, vakıflarla ilgili yıllık gelir veya gider konusunda ayrıntılı bir açıklama yapıldığını görmedim. Vakıflarda mal kaybı olup olmadığı, veya yeni bağışlar yapılıp yapılmadığını da bilmiyoruz. Sadece bazı kişilerin vakıf mallarıyla ilgili bazı işler yaptığını duyuyoruz ancak, bu konuda bilgi verilmediği için bir bilgimiz yok. Denetleme imkanımız da yok. Dolayısıyla, azınlık bu konuda kırgın ve küskün”. 

SEÇİME VURGU 

Şerif, azınlık toplumunun bu konudaki talebinin, vakıfların Müslüman cemaat tarafından seçilecek kişilerce idare edilerek denetlenmesi yönünde olduğunu ancak, bu meselenin müftülük sorunu ile bağlantısının bulunduğunu söyledi. 

Vakıfların sağlıklı bir yönetime kavuşabilmesi için, önce müftülüklerde seçim yapılması gerektiğini vurgulayan Şerif, “Vakıfların idaresi müftülüklere bağlı. Geçmişte olduğu gibi bu kurumların doğru şekilde idare edilebilmesi için önce müftülükler, seçim yapılarak sağlıklı bir yönetime kavuşturulmalı. Böyle bir şey de tek taraflı kararlarla değil, azınlıkla diyalog halinde atılacak adımlarla mümkün olabilir.” diye konuştu. 

BATI TRAKYA’DA VAKIFLAR SORUNU 

Yunan devletinin, Batı Trakya’da Müslüman cemaate ait vakıflara ilişkin politikaları ve bu vakıfların işleyişi azınlık toplumunda tepkilere neden oluyor. 

Gümülcine, Dedeağaç ve İskeçe’deki vakıflarda “1967 Albaylar Cuntası” döneminde başlatılan idareci atama uygulaması günümüze kadar devam ettiriliyor. 

Türk Azınlık, vakıfların antlaşmalarda tanınan haklar temelinde bölgede yaşayan Müslüman cemaat tarafından seçilerek yönetilmesini istiyor, ancak Yunan devleti, Türk azınlığın bu talebini kabul etmeyerek vakıflara idareci atamaya devam ediyor. 

Batı Trakya’da, tarihi süreç içerisinde Müslüman vakıflarına ait mülklerin önemli bir kısmı kaybedildi. 

Yunanistan’da, özellikle 1974’te sona eren Cunta dönemi ve sonrasında, Osmanlı dönemine ait bazı Müslüman mezarlıkları park haline getirilirken, belge eksikliği nedeniyle tescili kabul edilmeyen vakıf arazileri istimlak edildi. Cami, tekke, türbe ve çeşme gibi tarihi eserler, şehir planı uygulaması bahanesiyle ortadan kaldırıldı. Bazılarının yerine ise gerçeğiyle ilgisi bulunmayan yapılar inşa edildi.
Diğer HaberlerSaldırıya Uğrayan Türk Dostu Başkan Butaris'e Destek EylemiTürkiye'nin AB Bakanı Çelik'ten Yunanistan'a sert tepkiYunanistan'dan darbecilere "iltica hakkı" kararıİskeçe'de soydaş esnafa ait kozmetik dükkanına saldırı düzenlendiBİHLİMDER üyeleri iftarda buluştu
© MİLLET MEDYA 2018 (Tüm Hakları Saklıdır)Design: GOTech